Yoğun bir eğitim ve öğretim sezonunun sonunda şimdi de tercih stresi başladı öğrencilerde. Teog ve yerleştirmeleri ile üniversteye  yerleşme..

Haziran ayı sonunda Harp Okulları sınavlarını vardı. Yakından gözlem yapma şansını yakaladım. Binlerce öğrenci akın akın fiziki yeterlilik ve mülakat sınavına katıldılar.

Binlerce öğrenci  beş tane barfiks çekmekten acizdiler. Sınır  dakikada  on beş olmasına rağmen, bir  adet barfiks çeken çocuk başarılı sayılıyordu. Dakika da beş barfiks çeken öğrenci çok azdı.

Şimdi bir düşünelim; ilk okulda dört yıl beden eğitimi dersi, orta okulda dört yıl beden eğitimi dersi, lisede dört yıl beden eğitimi dersi var. Toplam o iki yıl beden eğitimi dersi var. Barfiks çeken çocuk sayısı bir elin parmaklarını geçemiyor. Her yıl bir barfiks çekme başarısını  kazandırabilirsek  on iki yılda on iki barfiks eder ki çok rahat sınavı geçme puanı alacaklar demektir.

Bu beden eğitiminde gösterdiğimiz başarı. Şimdi bizde neden  uluslar arası sporcu çıkmadığını anlamak için alim olmaya gerek yok. Beden eğitimi derslerinde” al oğlum eline topu, gidin  oynayın.” deyip gözüne güneş gözlüğü takıp, çocuklar top oynarken  dışarıdan seyreden bir beden eğitimi öğretmeni ve dersi ile ancak bu kadar oluyor.(işini hakkıyla yapanlar müstesna)

Öğrenciler erken yaşlarında özellikleri tespit edilerek, branş bazında o branşın  öğretmeni tarafından yetiştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Yoksa  on iki yılda sadece bir adet barfiks çeken bir sporcu grubu ile çok başarılar kazanırız.  Hem emeğe hem de harcadığımız onca paraya yazık ve israf.

Gelelim TEOG  yerleştirmelerine. Bu sene puanlar çok yüksek ve %1 dilime giren öğrenci sayısı oldukça fazla ve iyi olarak lanse edilen okullara tam puana yakın alan öğrencilerin yerleşememe ihtimalleri var. Bu konuyu velilerimizin bilmesinde yarar var.

Bir dertte LYS yerleştirmelerinde yaşanıyor. Çok iyi puan alan öğrenciler iyi üniversteleri kıl payı kaçırdıkları için tercih yapmamayı düşünüyorlar. Seneye bir daha deneyeceklerini beyan ediyorlar.

Gittikçe kar topu gibi büyüyerek üniverste kapılarına yığılan gençlik seneye daha çok öğrenci ile yarışa girmek zorunda kalacakları bu günden belli.  Asıl sorun meslek seçimi. Eline tornavidayı almamış öğrenci puanım geliyor diye “MAKİNA MÜHENDİSLİĞİNE”,  kontrol kalemini dahi bilemeyen puanım ancak ona yetiyor diye “ELEKTRİK ELEKTRONİK  MÜHENDİSLİĞİNE”  yapacak bir şey yok istemesem de  Bayburt Üniverstesine gitmek zorundayım, puanım ancak oraya yetiyor, diyerek istemeyerek yapılan tercihler sonucunda harcanacak onca emek ve para sonunda bu çocuklar mutlu birer birey olabilecek mi? İşini seven mühendisler olabilecek mi? Cevabını siz verin.

Kısacası son ana kadar nereye gideceğini bilmeyen, hangi mesleğe uygun olduğunu araştırma zahmeti içine girmeyen yüz binlerce genç şimdi karar anındalar, karasızlıklar içinde.

Çocuklarınızı zorlamayın. Sevmedikleri mesleklere ve okullara okulların ve mesleklerin isimlerinden dolayı yönlendirmeyin. Orta okulda çocuğunuzu tanıyın ve lisede ona göre bir yol çizin.  Hem siz hem de ülkemiz kazansın.

Adem DURAN

Eğitim Uzmanı

 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner933