banner1650

Kimileri dünyaya toz pembe bakarken diğerleri siyah ya da bulutlu tonlarda bakar. Bazı insanlar bardağın boş tarafını görmeye eğilimli iken başkaları sürekli dolu tarafına odaklanır. Kötü yaşantılarla dolu bir hayat geçiren biri her şeye rağmen geçirdiği hayata teşekkür ederken, her türlü imkana ulaşabilen ve hayatı dört dörtlük olan diğer kişi mutlaka şikayet edecek bir şey bulur. Sonuçta eksiğe odaklanırsak bitmez tükenmez bir liste oluşturabiliriz…

Olaylara farklı şekilde yaklaşmamızın, tamamen farklı düşünce tarzlarıyla hareket etmemizin sebebi nedir? Bunun psikoloji biliminde farklı ekollere göre farklı cevapları bulunmaktadır. Bu yazıda Şema Terapi ekolüne göre cevap aranacaktır. Şema dendiğinde akla ilk olarak gelen derslerde kullandığımız şekiller vs. olabilir. Ancak burada bahsedilen şema dünyayı algılayış biçimimiz anlamında kullanılacaktır. Bir nevi önyargılarımız, düşünce ve davranış biçimlerimiz şemalarımızı oluşturmaktadır. Peki şemalarımız  nasıl oluşmaktadır?

Yüksek otlarla çevrili bir tarla düşünün, tarlanın karşısına geçmeniz gerekiyor. Öncelikle kendinize bir yol seçersiniz ve zorlu da olsa tehlikeyi göze alarak o yoldan geçersiniz. Geçtiğiniz yolda örümcekler, böcekler, akrepler hatta belki yılanlar bile olabilir ama siz o yoldan yürüyerek oradaki otları yatırır ve bir yol oluşturursunuz. Bundan sonraki diğer işlerinizde ise yine o yolu tercih edersiniz çünkü yeni bir yol açmak aynı tehlikeleri yaşamanıza sebep olacaktır. Bebekken ya da yaşamın ilk yıllarında yaşadığımız iyi ya da kötü birçok olay bizde düşünce biçimleri oluşturur. Kendimize düşünmek için, istediğimizi elde etmek için bir yol seçer ve onu benimseriz. Örneğin çok ağladığında kucağa alınmadığını fark eden bebek ağlamaktan vazgeçebilir. Annesinin onu kreşten aldığı saat çok değişken olan bir çocuk artık onu beklemekten vazgeçebilir ya da tabiri caizse sürekli diken üstünde kalarak sürekli bir kaygı geliştirebilir. Hangi yoldan fayda sağlayacaksa onu seçecektir…

Bir başka örnekle anlatacak olursam, yeşil yapraklı bir bitki düşünün. Tohum halinden olgun duruma gelmesine kadar birçok aşama geçirmektedir. Topraktan aldığı besinler, güneşin etkisi ve genlerinden gelen bilgiyle tohum olgun hale gelir. Eğer bu süreçte ihtiyacı olduğu güneş ışığını bulamazsa genlerinden gelen bilgiyle klorofil üretebilir ancak bu gelişim tam olmaz. Klorofil hücreleri tam olarak gelişmediği zaman bitki sağlıklı büyüyemez. Eğer güneş ışığının yokluğu çok uzun sürerse bitki artık bu ışınları bulsa da yararlanamaz.

Bu durumlar insan için de benzerdir. Örneği erken gelişim dönemlerimizde sevgi ve ait olma ihtiyaçlarımız karşılanmazsa duygusal yoksunluk şeması, annemizden ya da bakım veren kişiden terk edilme sinyalleri aldıysak terk edilme şeması, baskı dolu ve duyguların konuşulmasına izin verilmeyen bir ortamda büyütüldüysek sosyal izolasyon ya da duyguları bastırma şeması geliştirebiliriz. Bu sebepler ve sonuçlar yalnızca saydığım şartlara bağlı değil elbette, birçok farklı durum içeriyor.

Bu saydığım şemalar gibi 18 tane farklı şemamız bulunur ve dünyaya bakış açımızı, düşünce biçimlerimizi ve ihtiyaçlarımızı şekillendirirler. İşte bu yüzdendir ki kreşteki bazı çocuklar annelerini endişe ve telaşla beklerken diğerleri için annelerinin gelişinin pek önemi olmamaktadır. Ya da erkek arkadaşından ayrılan biri için bu ölüm sebebiyken diğeri iki gün sonra hayatına normal şekilde devam edebilmektedir. Şemalarımız bize fayda sağlayabilir ya da zarar verebilir. Ancak burada sayılanlar uyum bozucu şemalardır, yani zarar verici olanlar. Bu şemalar üzerinde çalışabilmek, bunları tespit edebilmek ve ‘’bardağa hem dolu hem boş tarafından’’ dengeli biçimde bakabilmek için bir psikoloğa danışmak oldukça fayda sağlamaktadır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1621

banner1019

banner1619

banner1620

banner1649