banner2128
banner2129
banner2148
Uzun bir süredir hayvan hakları konusunda çalışmalar yapıyoruz, sizleri bilgilendirmeye, doğruyu yanlışı göstermeye çalışıyoruz.

Şimdi paylaştıklarımızın tekrar üzerinden geçmek istiyorum. Çünkü, konu artık çok daha vahim bir hal aldı.

Geçtiğimiz haftalarda, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, Kandıra yolu üzerinde bulunan 170 dönümlük bir orman arazisinde hayvan barınağı kurulması, oy birliğiyle kabul edilmişti. Oysa ki şu anda yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na göre Hayvan Barınağı açmak yasak! Yasaya göre yerel yönetimler Geçici Hayvan Bakımevleri açabilirler ve rehabilite ettikleri sokak hayvanlarını tekrar aldıkları yere bırakırlar. Bunca zamandır sadece Köseköy'de bir bakımevi açılabildi ve ne kadar perişan bir halde oduğunu defalarca fotoğraflayarak paylaştık. Türkiye'nin çeşitli illlerinde bakımevlerinde de durum farklı değil, bunu da biliyorsunuz artık.

Gelelim Büyükşehir Belediye Meclisi'nin aldığı karara. Bu karar neden alındı, Kocaeli Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği olarak biz çok iyi biliyoruz. Yapılan haberlerle bazı hayvanseverlerin de desteği alındı. Bazı köşe yazarları doğru bir karar olduğunu savundu. Oysa biz gerçekleri çok iyi biliyorduk ve elimizden geldiğince sizleri bilgilendirmeye çalıştık. Nitekim ne kadar haklı olduğumuz, Hayvan Hakları Kanunu'nda değişiklik yapacak yasa tasarısının meclise sunulması ile tescillenmiş oldu.

Şimdi sizler de anlıyorsunuz değil mi bu kararın neden alındığını. Çünkü, kanunda değişiklik yapacak yasa taslağının meclise sunulacağı haftalar öncesinden belliydi. Henüz kabul görmemiş bir yasa taslağına güvenerek, kanuna aykırı bir karar aldılar. Bu yasa taslağıyla herkes çok iyi anladı ki, asıl amaç sadece saldırgan köpekleri değil, bütün sokak hayvanlarını toplayarak tel örgüler ardına hapsetmek. Taslakta açık bir şekilde ifade edilmiş. Sokak hayvanları sahipsiz hayvan olarak tanımlanmış ve bu hayvanların yerel yönetimlerin sınırları içinde başıboş dolaşması yasaklanmış.

Konu hakkında tam olarak bilgi sahibi olmadan, belediyenin aldığı bu kararı savunanlar da artık bizim haklı olduğumuzu biliyorlar. Konuyla ilgili, bizimle aynı fikirleri paylaşan köşe yazarları,  yazılarını yerel ve ulusal yayın organlarında çoktan yayınladılar bile. Buna gerçekten çok sevindim. Birşeyin yanlış olduğunu bilmek ama insanların idrak etmesini sağlayamamak, yanlış olanı doğru sanmalarını görmek çok üzücü.

Bu kararı alanlar ve yasa taslağını meclise sunanlara sesleniyorum. Aldığınız kararlar yanlış! 

Toplayıp hapsetmek çözüm değil!  

Bizler doğa ve hayvan dostuyuz. Siyasi bir amacımız, bir beklentimiz yok. Tek istediğimiz hayvanların hapsedilmeden, sokaklarda bizlerle birlikte yaşamalarına izin verilmesi. Tedavilerinin yapılarak, gerçek anlamda işe yarar noktalara su ve mama istasyonları konulması. Her ilçede bir hayvan hastanesi kurulması ve yeterli personel görevlendirilmesi. Köpeklerin takip edilmesi hususunda muhtarlara görev verilebilir. Muhtarlar mahalle sakinlerinin de yardımıyla kendi bölgelerinde yaşayan hayvanları tesbit edebilirler ve rehabilite edilmeleri konusunda belediyeyle işbilirliği yapabilirler. Şikayet etmek yerine, "gelin bu köpeği kısırlaştırın, sağlık kontrollerini yapın, tekrar mahalleme bırakın" demek çok daha insanca değil mi? 

Milletvekillerimize sesleniyorum.

Sayın vekilim, 1 Ekim tarihinde meclis açılacak. Mesainiz başladığı andan itibaren önünüze yeni bir yasa taslağı gelecek. Konu hakkında fikriniz olmayabilir, hayvanları sevmiyor da olabilirsiniz. Lütfen yasa taslağını iyice okuyun. Anlamaya çalışın. Ne kadar vahim olduğunu göreceksiniz. Hangi partiden olursanız olun. Size sunulan yasa taslağı siyasi bir mesele olmamalı. Yüce Allah'ın sessiz kulları olan hayvanların geleceği bu yasa taslağına bağlı. Lütfen iyi düşünün, bu taslağın altına imzanızı atmayın, bu ağır vebalin altına girmeyin. 

Sevgi dolu haftalar...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tülay ÇETİN ERDURMAZ 10 yıl önce

yüreginize,kaleminize sağlık.... öylesine güzel ve net konuyu ele almışsınız kı takdırlerimi teşekkürlerimi sunuyorum...ağzı dili olmayan konuşamıyan canlılar ve kendi adıma....ıyı kı varsınız ve hep olun...

Avatar
Cimen Yuksel 10 yıl önce

cok guzel vurgulanmis ve konu ozetle tekrar hafizalarda tazelenmekte ancak diliyorum ki sayin vekillerimiz bu kaleminizden dokulen satirlari okurlar...ve dikkate alirlar...