Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli'de halka hitap etti
 Perşembe Pazarı Alanı’nda gerçekleşen açılış programının saat 16.00'da başlayacağı duyurulmuştu. Fakat Cumhurbaşkanı Erdoğan mitinge 2 saat gecikmeli olarak katılabildi.

 

GENİŞ GÜVENLİK

Mitingin yapılacağı alanda sadece Türk bayrakları yer alıyor. Diğer ilçelerde oturan vatandaşlar servisler ile alana taşındı. Vatandaşlar da kapalı ve soğuk havaya rağmen yavaş yavaş alanı doldurdu. Diğer yandan çok sayıda polis ekibi miting alanında ve kent genelinde görev yapıyor. Vatandaşlar alana girmeden önce yoğun güvenlik önlemlerinden geçiyor. Kocaeli semalarında polis helikopteri güvenlik amaçlı gözlem yapıyor.

 

D-100 YAN YOL KAPALI

Perşembe pazarı alanı çevresinde geniş güvenlik önlemi alındı. D-100 karayolu yan yolu çift yönlü trafiğe kapatıldı. Alana gelen kişiler aramalar sonrasında alana alında.  Vatandaşlara verilmek üzere 100 bin adet Türk Bayrağı evet bayrağı su ve yağmurluklar hazırlandı. Alan çevresinde Atatürk Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan Binali Yıldırım ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu fotoğrafı asıldı.

 

PANKARTLAR ASILDI

Alan çevresinde 5 bin polis görevlendirildi. Kocaeli emniyetinin yanı sıra İstanbul Bursa ve Zonguldak'a takviyeler geldi. Dolphin önünde asılan pankartlarla Son Sözü Millet Söyler, Hira dağının gençleri anadolu nun aslanlarıyız. Yeni Türkiye yolunda yanındayız. 

-Emek verdi şerife baculan
-Vatan için millet için
-Elele verdi tüm kadınlar
-Türkiyenin geleceği için
 
Alan çevresinde 8 vinç kuruldu. Alanda ayrıca Oğuz boyu olan Kayı Obası Bayrağı açıldı
 

GÜZELOĞLU KONUŞTU
Erdoğan miting alanına iniş yapmadan önce Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu konuşmasını yapmak için kürsüye çıktı. Güzeloğlu, "Onu çok seven Kocaeli olarak Cumhurbaşkanımızı ağırlamanın gururu içindeyiz. Sizlerin liderliğinde 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine bu büyük ülke adım atarken Kocaeli de bu yürüyüşe zenginlik katıyor. Bugünkü eserlerin açılışıyla da Kocaeli'deki yaşam kalitesine daha öteye taşıyacak" diyerek sözü Bakan Fikri Işık'a bıraktı.
 

SÖZ SIRASI FİKRİ IŞIK'TA
Milli Savunma Bakanı ve AKP Kocaeli Milletvekili Faikri Işık, yaptığı konuşmada "Sevgili Kocaelili hemşerilerim hoş geldiniz. Cumrhubaşkanımız,emeğin, alın terinin şehri Kocaeli'ye bir kez daha hoş geldiniz. Dün Hollanda'da bakanımıza gösterilen o davranışı Kocaeli'den nefret ve hesefle kınadığımızı bir kez daha ifade ediyorum. Hollanda savunduğu değerleri ayaklar altna aldı. Avrupa ırkçıların etkisi alıntda kaldı. Dileğim bu faşist anlayıştan Avrupa siyasetinin kurtulmasıdır. Sadece dün akşam ve ondan önceki günlerde bakanlarımıza yönelik yanlış hareketlerle bulunmaktan kalmadı FETÖ'cülere de sahip çıkma cürretini gösterdi. Bir kez daha sesleniyoruz: Hainlere kucak açmayın onları Türk yargısına teslim edin" dedi.

ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

Kocaeli’de Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile birlikte toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Milli İrade Meydanında halka hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Hollanda’da yaşanan kepazeliği izlediniz değil mi? Bir yandan dış işleri bakanımızın uçağının uçuş iznini iptal ediyorlar, diğer taraftan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızın bir hanım, önünü kesip yanında maslahatgüzar ve ablası konsolosluk binamıza girmesini engelliyorlar. Uluslararası hukukta büyük elçilikler konsolosluklar kendi topraklarıdır o ülkenin. Yani şu anda Hollandaki büyükelçilik de konsolosluk da bizim toprağımızdır. Düşünebiliyor musunuz kapıyı açmıyorlar. İçeriden konsolosu dışarıya çıkartmıyorlar. Bakanımızı oraya göndermiyorlar. Bunu yapan kim Hollanda. Kim bu Avrupa Birliği üyesi. Yahu senin her yerin AB üyesi olsa ne yazar. Sen önce uluslararası hukuku öğren. Demokrasi nedir onu öğren. Yeri geldiği zaman Türkiye’ye demokrasi dersi vermek isteyenler önce bunu öğrenin. Şimdi Çarşamba günü Hollanda da seçim var. Seçimden dolayı beyler ırkçılık yapmak suretiyle oy toplayacaklarını zannediyorlar. Ben şimdi buradan Hollanda vatandaşı olan kardeşlerime sesleniyorum. Ne yapacağını biliyorsunuz değil mi? Gereğini nasıl yapacağınızı biliyorsunuz değil mi? Hollanda, Almanya, Belçika, İskandinav ülkeleri tv başında bizi izliyor. Türkiye düşmanlarına karşı, Cumhurbaşkanınıza düşmanlık yapanlara karşı orada ne yapacağınızı biliyorsunuz değil mi? Kullanacakları oyları nasıl değerlendireceklerini o kardeşlerim çok iyi biliyorlar. Hollanda polisi daha da ileri giderek bu durumu protesto eden vatandaşlarımızın üzerine atlarıyla itleriyle saldırarak demokratik haklarını kullanmak dışında talepleri olmayan insanları darp etmiştir. Gazetecileri darp etmiştir. Yerlere yatırmıştır" dedi.


"BUNUN HESABINI VERECEKSİNİZ"
Hollanda'nın yaptığının bedelini ödeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir süredir Almanya başta olmak üzere hemen tüm Avrupa ülkelerinde benzer zorluklarla karşılaşıyoruz. Bu gün Hollanda başbakanı çıkıyor açıklama yapıyor. Türkiye ile ilişkilerimizi düzelteceğiz. Dur sen bakalım daha bedel ödemedin. Önce bunun hesabını vereceksin. Sen benim bayan bakanımı orada akla hayale gelmez şekilde edepsizce ona davranırsan bunun hesabını vereceksin. Benim vatandaşlarımın üzerine at it sürersen bunun hesabını vereceksin. Öyle Türkiye hakkında bilmem ne raporu hazırlamak falan geç o işleri. Biz bize yeteriz. Bize bu millet yeter. Bize Allah yeter. Akşam benim Başbakanım kendisini arıyor görüşüyor. Verdiği cevap Çarşamba günü seçim var. Burada sıkıntılı durum var. Bakan burayı terk etsin. Şuna bak ya. Senin Türkiye gibi bir ülkenin başbakanı arıyor. Verdiği cevaba bak. Gün ola harman ola. Şu anda biz sabırlıyız. Ve sabırla bu işin üzerine giderek bu işin hesabını soracağız. Öyle bu burada kalmaz" dişe konuştu.

"MUZ CUMHURİYETİ GGİBİ DAVRANDI"
Hollanda'da yaşanan hadisenin diplomasinin, uluslararası hukukun ayaklar altına alınması olduğunu belirten Erdoğan, "Avrupa’dan ses çıkıyor mu? Bunlar birbirlerini ısırmaz. Aynıdırlar. Hollanda AB üyesi bir hukuk devleti gibi değil bir muz cumhuriyeti gibi davranmıştır. Yıllarca Türkiye’ye insan hakları, hukuk, demokrasi nutukları çekenlerin aslında bu değerlerden ne kadar uzak olduğunu tüm dünya gördü. Şimdi yaptıklarına kılıf uydurmaya çalışıyorlar. Mızrak çuvala sığmaz. Yapılan bir skandaldır. Tüm uluslararası kuruluşları, Hollanda'ya karşı seslerini yükseltmeye, hatta yaptırım uygulamaya davet ediyorum. Sabah 04.30’a kadar telefonum durmadı. Sürekli aradım. Araba diplomatik bir araba. Eğer inmezse buradan bizim tayin edeceğimiz arabaya binmezse çekici ile alıp götüreceğiz diyorlar. Şu vahşete bak. Biz Allah’ın huzurunda rükuda eğiliriz, secdede eğiliriz. Başka eğilmek yok. Çünkü bu ülke kendini hem AB değerlerine hem de küresel demokratik kabullere sığmayan ancak faşist yönetimlerde bir konuma düşürülmüştür. Avrupa kıtası Türk düşmanlığı Müslüman düşmanlığı pençesindedir. Irkçı söylemler Avrupa'nın geleceğini tehdit ediyor. Kaybedilen on milyonlarca insanlardan hala gereken derslerin çıkartılmadığını üzüntüyle görüyoruz. Biz kendi medeniyetimizin kültürümüzün bize tavsiye ettiği şekilde insan öncelikli yaşatma öncelikli duruşumuzu göstereceğiz" dedi.
 
"12 MART'I 2 FARKLI OLAYLA HATIRLIYORUZ"
Kocaeli'de halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Avrupalı dostlarımızdan ırkçılığı ve İslam düşmanlığını bir kenara bırakarak ortak geleceğimiz konusunda neler yapabileceğimiz bir iklimin tesisi için çalışmalar bekliyoruz. Bugün 12 Mart. Tarihimizde 12 Mart'ı iki farklı olayla hatırlıyoruz. Bugün 95 yıl önce İstiklal Marşımızın kabul edildiği gündür. Bu vesile ile Kurtuluş Savaşımızın tüm şehitlerini, Gazi Mustafa Kemal’i, TBMM’nin tüm üyelerini, Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle yad ediyorum. Milletimiz 15 Temmuz'da vatanının uğruna, gerekirse kendini feda edebileceğini tüm dünyaya gösterdi mi? F-16'lar bomba yağdırıyordu. Bizim gençlerimiz kaçtı mı? Tanklar toplar üzerine gelirken kaçtı mı? Bizim gençlerimiz tankların altına kendini attı mı? Modern silahlarlaki milletin kendi silahlarıydı, o FETÖ’nün alçak uşakları milletin üzerine ateş ederken millet yıldı mı? Ne yaptı, göğsünü F-16’lara, helikopterlerden yağan bombalara siper etti. O bombalar gençlerimizi yıldırmadı. Çünkü onlar şehadet dediler. Şehitler tepesi boş değil dediler. O tepeye doğru yürüdüler. Ve ölürsem şehit, kalırsam gazi olacağım dediler. Ve böyle yürüdüler. 249 şehidimiz oldu. 15 Temmuz mabetlerimize namahrem eli değmesin diye, ezanlar yurdumuzun üzerinde ebedi inlesin diye 249 kardeşimiz şehit oldu. Gazilerimize şifalar diliyorum. Milletimizin bu cesareti, bu iradesi, bu kahramanlığı karşısında bizlere düşen daha çok çalışmaktır" dedi.

15 TEMMUZ'DA YENİ BİR MARŞ YAZILMADI
Erdoğan, "Gaziler baktım dün akşam Hollanda konsolosluğunun üzerine yürüyorlar. Bana da diyorlar ki biz şimdi Hollanda konsolosluğunun önüne gidiyoruz diyorlar. Rotterdam da ne varsa burada da o var diyorlar. Durmak yok, yola devam. Akif ömrünün son günlerinde hasta yatağında kendisini ziyarete gelen bir dostuna ne diyor biliyor musunuz? Allah bir daha bu millete İstiklal Marşı yazdırmasın diyor. Çünkü bu marşın her kıtasında, her sözünde koskoca bir milletin çektiği acıların izi ve kanı vardır. 15 Temmuz'da milletimiz, elbette yeni bir İstiklal Marşı yazmamıştır ama herkese şunu göstermiştir. Türk Milleti gerektiğinde İstiklal Marşı'nın ifade ettiği ruhu diriltme konusunda en küçük bir tereddüt sahibi değildir. Kimsenin bayrağımıza, ezanımıza, özgürlüğümüze, geleceğimize el uzatamayacağını 15 Temmuz gecesi yedi düvele gösterdik. Ben bu milletin bir ferdi olmaktan, Cumhurbaşkanları olmaktan, evladı olmaktan Rabbime ne kadar hamdetsem azdır. Ya Rab, sana hamdolsun" diye konuştu.

1971 UTANCI
12 Mart'ın darbeler, cuntalar ve muhtıralar silsilesinin halkı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Yakın tarihimizde 12 Mart bir başka önemli hadisenin de yıl dönemidir. 1971 ülkemiz tarihinin utanç günlerinden biridir. Darbeler, cuntalar ve muhtıralar silsilesinin bir halkasıdır. Demokrasimizin üzerinde kara bir leke olan 12 Mart muhtırası Milletimiz için 1960, 1980 darbesi tıpkı 28 Şubat darbesi gibi 27 Nisan bildirisi gibi bir ibret vesikasıdır. Kendilerini halkın yetki verdiklerinin üzerinde görenler 12 Mart'ta bir kez daha ortaya çıkmıştır. Yaşanan sorunların yönetim sisteminde çözülememesi darbecilerin eline koz vermiştir. Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçlandırılamaması benzer bir bahaneye imkan sağlamıştır. 16 Nisan'da milletimizin takdirine sunulan anayasa değişikliği işte bu amaçla hazırlanmıştır. Şimdi komşularınıza anlatmanız lazım. Biz 16 Nisan'da neyi oylayacağız. Bunu ana muhalefetin başındaki zat bilmiyor ama siz herkese anlatacaksınız. Dün akşam Sultanbeyli'de bunları anlattım. Bu mesele ülkemizin gündemine yeni gelmiş değil. Osmanlı döneminden başlayarak yönetim sistemi meselesi hep tartışılmıştır. Biz hem tarihi tecrübeleri, hemde 14 yılda kendi yaşadıklarımızı özellikle de 15 Temmuz darbe girişimiyle ortaya çıkan durumu göz önünde bulundurarak böyle bir adım attık. AK Parti genel başkanı ve vekillere, MHP Genel Başkanı ve vekillerine, Cumhurbaşkanı olarak şahsım ve milletim adına çok teşekküre ediyorum. Her iki partinin lider kadrosu, milletvekillerinin böyle bir dayanışmayı göstermesi, parlamentoda 339 oyla referandumun geçmesi önemliydi. Milli iradeye gidiş vizesini bu iki partinin mensupları verdi. Çünkü onlar milli iradeden yanaydı. Diğerlerine bakınca şu anda kim hayır diyor. Kandil hayır diyor. İmralı hayır diyor. Şu anda o hayır diyenlerle beraber kimler hareket ediyor. Söylememe gerek var mı? Hepsini biliyorsunuz değil mi?" dedi.

KILIÇDAROĞLU'NA TEK ADAM SUÇLAMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun 7 seçim kaybetmesini rağmen koltuğunda oturduğunu belirterek, "Senin arkadaşın Kandil ise Kandil'dekiler ile berabersin. Ya bunlar kan kusanlar değil mi? Bunlar bu ülkeyi bölüp parçalamak isteyenler değil mi? Şimdi çıkmış ana muhalefetin başındaki zat milleti aldatmak için yalan söylüyor. Ya dürüst ol. Tutturmuş bir tek adamlık. Varsa yoksa tek adam sensin ya. 7 seçim kaybettin hala partinin başında duruyorsun. Eğer senin partinin mensuplarının iradesine saygın olsa bırakıp gitmen lazım. Partinin tabanına saygın olsa bırakıp gitmen lazım. Aldığın oylar ortada hala partinin başında duruyorsun. Batıda bir parti başkanı iki seçim kaybetse hemen istifasını verip gider. Ama bunda öyle bir nezaket yok. Anlamaz o işten. Ama er ya da geç Kemal gidicidir. Zira mensubu olduğu parti bu yükü daha fazla taşıyamaz. Bu terazi bu kadar sikleti çekmez. Demokrasinin gücü üstün muhalefetten gelir. Bunun güçlü muhalefet diye bir şeyi yok. Bütün bu değişiklik çalışmalarında Cumhurbaşkanlığı ile başbakanlık başka bir partiden olursa ne olacak diyor. Dersini çalışmamış. Bu 18 maddeyi okumamış. Öyle çıkmış gelmiş yola. Ben ne dedim? 10 Ağustos 2014’te adaylığım açıklandığında milletime seslenmiştim. Sözüm şuydu, ben tarafsız olmayacağım. Ben taraf olacağım dedim. Ama benim tarafım milletten yana olacak dedim. Öyle mi? Ve her zaman da milletten yana oldum. Milletimin hak ve hukuku neyse onu korudum ve korumaya devam edeceğim" dedi.

REJİM DEĞİL YÖNETİM DEĞİŞECEK
Rejimin değil yönetim sisteminin değiştiğini belirten Erdoğan, "Dün Sultanbeyli'de bu konudaki yalanları ve gerçekleri enine boyuna anlattım. Bu zat diyor ki bir kişi ikna ettiğinde 12 saatte Türkiye Cumhuriyetini ele geçirir. Ne diyor bu adam ya? Türkiye’yi kim öyle 12 saatte ele geçirebiliyor muş? Çocuk oyuncağı mı bu? 15 Temmuz'da bunu denediler. Ama bu beyefendi Atatürk Havalimanı'na geldi. Oradan nereye kaçtığı belli değil. Yok oldu. Sende orada kalsaydın ya, halkın arasında dursaydın ya niye durmadın? Ama bu kardeşiniz bütün tehditlere rağmen oraya geldi. Çünkü anonsu yaptık, meydanlara dedik. Benim milletim meydanlara döküldü. 81 vilayette meydanlara döküldü. Bu millet öyle bırakılır mı? Tabii ki onların arasına karışacaksın. Eğer lider bir taşın arkasına saklanırsa millet dağın arkasına saklanır. Onun için saklanamazsın. Biz ne diyoruz, yürüyeceksin, millet yürüyecek arkandan. Bizim karakterimizde bu var. Cibilliyetimizin gereği bu. Bunu yaptık. Şimdi o darbecilerin ve destekçilerin hepsi de demir parmaklıkların ardından adalete hesap vermeyi bekliyor. Varsa benzer hesabı olanlar adalet onları bekliyor. Hadi Kemal, hadi çıksın 12 saatliklerin. Ne diyorlar, neymiş efendim rejim değişiyormuş. Sadece yönetim sistemi değişiyor. Cumhuriyet konusunda ne bizim ne milletimizin en küçük bir sıkıntısı yok. Ne diyorlar 16 Nisan'dan sonra meclis yok diyor. Kuyruklu yalan. Gazi meclisimiz inşallah asırlar boyunca çalışmaya devam edecek. Mevcut sistemi savunanların dün bu sistemi işletmemek için neler yaptıklarını biliyoruz. Gensorunun mimarı bunlardır. Sürekli gensoru verirler. Biliyorlar ki kazanamayacaklar yine gensoru verirler" şeklinde konuştu.
 
 
600'İN ÜZERİNDE VEKİL VARDI
Kocaeli'de halka hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çıkmış bir de ne diyor. 600 milletvekiline ne gerek var diyor. 450 bile fazla diyor. Ya unutma be, bu ülkede çift kamaralı meclis olduğu zaman sayı 600’ün üzerindeydi. Temsilde adalet olsun diye. Hem nüfusumuz çok arttı. Dolayısıyla milletvekili sayısını 600’e çıkartalım ve genç ve dinamik bir parlamento getiriyoruz. Şu anda sadece 7 milyona aşkın genç oy var. Bu çok önemli bir şey. Dolasıyla bizim sayıyı da 600’e çıkarttık. Bugün mevcut sisteme dört elle sarılanların, geçmişte sorunların çözümüne en küçük bir fedakarlık yaptıklarını görmedik. Bütün sorunlarla kavrulurken bunlar ne yapıyordu. 2002 Kasımından beri neler çektiğimizi biliyoruz. Ellerinden geleni yüzde 25’i yüzde 50’den büyük gösterip ülke yönetimine el koyacaklardı. Bunların bu ülkede dikili taşı yok. 7 Haziran seçimleri sonrasında terör örgütünün uzantısı parti ile kol kola girerek milletvekili sayıları yetmediği halde kapımıza dayanıp hükümeti istediler. Bunların derdi halkın talepleri değil bunlar sadece sorumluluk kendilerinde olmasın ama tüm yetki ve imkanlar kendilerine verilsin istiyorlar. Dünyada böyle bir örnek yok. Tutturmuşlar tek adam. Türkiye geçtiğimiz 14 yılda çok büyüdü. Göreve geldik kişi başı milli gelir 3 bin 500 dolar. Şimdi 11 bin doları aştık. Nereden nereye geldik. Ama bu sistemden gelmiyor insan unsuru. Cumhurbaşkanı, Başbakan aynı ekolden geldiğimiz için. Yoksa Sezer ile beraber olsaydık biz o ilk süreçte duman olmuştuk. Çünkü atama yapacaksın engel oluyor. İstediğini atayamıyorsun. Bu çileleri çektik. Merhum Ecevit onların ekolündendi. Anayasa kitapçığını yüzüne fırlattı. 10 milyonlarca lira zarar ettik. Gerek sayın Gül ile birlikte gerek benim Cumhurbaşkanlığımda Davutoğlu ve Binali Yıldırım ile birlikte aynı ekolden geldiğimiz için omuz omuza bu süreci sürdürüyoruz. 11 Bin Dolar bizim için yeterli değil. 79 senede bu ülkede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldı. Biz bunu 18 bin kilometre bölünmüş yola çıkarttık 14 senede. Köprüleri yaptık mı? Marmaray’ı, Avrasya Tüneli’ni yaptık. 18 Mart'ta yeni bir temel atıyoruz. Çanakkale Köprüsünün temelini atıyoruz. Dünyanın bir numarası olacak. 11 Milyar Dolar bedeli var. Hani ya Türkiye ekonomisi bozuktu. Kimseyi aldatmayın. Yatırımcı bozuk ekonomiye gelip yatırım yapmaz. Bunları biz yap işlet devlet ile üstelik yaptırıyoruz. Avrupa Asya oradan bağlanacak. Ama bu hayırcı zihniyet birinci köprüye, Fatih Sultan Mehmet'e, Yavuz Sultan Selime, Marmaray’a da, Avrasya Tüneline de karşıydı. Şimdi oralardan niye geçiyorsunuz? Geçin geçin biz zaten buraları sizin için yaptık. Belki yaşlanınca falan biz bunların aleyhinde konuştuk ama buralardan geçmek bize nasip oldu dersiniz. O yüzden at denize, balık bilmezse halık bilir. Ülkemizi bunların şerrinden uzak tuttuğumuz için 14 yılda ülkemizi başarıyla bu günlere getirdik" diye konuştu.


120 MİLYAR DOLAR PARA VAR
Azimle çalışarak Türkiye'ye belli bir noktaya getirdiklerini ifade eden Erdoğan, "IMF’nin borcunu ödedik. Merkez bankasının kasasında 27.5 milyar dolar vardı. Şimdi 120 milyar dolara yakın para var. Bunlar durup dururken olmuyor. Azimle, çalışarak oluyor. Üreterek oluyor, düşünerek oluyor. Şu anda Başbakanım, bakanlar dünyanın dört bir yanına gidiyoruz. Yapmamız gereken daha çok şey var. İlk on ekonomi ilerisine Türkiye'yi sokacağız. Eğer Türkiye'nin kaleminde bunlar gibi zihniyetler olsaydı halimiz haraptı. Türkiye bir daha darbelerle, vesayetlerle muhatap olmasın diye cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiriyoruz. Bu sistemde de elbette sorunlar çıkabilir. Ama kurduğumuz sistemle daha istikrarlı, milletimizin huzurlu olacağını açık ve net söylüyorum. Yoksa niye kendimizi yoralım. Milletimiz en iyisine layıktır" dedi. Gençlere seslenen Erdoğan, "Gençler 16 Nisan sizin gününüz. İlk seçimden itibaren 18-25 yaş arasındaki milyonlarca gencimiz de seçilme hakkına kavuşuyor. Zor olan seçmektir. Seçilmek değil. Şimdi seçilme hakkı da olacak. Seçme yetkinliğine ulaştığımız gençlerimizden seçilme hakkını esirgeyemeyiz. Şimdi ana muhalefetin başındaki zat çıkıyor. Hükümeti çoluk çocukla mı dolduracaksınız. Gençlerimiz karar verdiklerinde evlenip yuva kurabiliyorlar mı? Öyleyse bu gençlerimize seçilme hakkını niye çok görüyoruz. Biz gençlerimize güveniyoruz. Ana muhalefetin başındaki zat bu meseleyi de istisna ediyor. 18-25 yaşındaki gençlerimizi mecliste vekil yaparak askerlikten kaçıracakmışız. Hakarete bak. Bunun adı düpedüz gençlerimize ve milletimize hakaret değildir de nedir? Şunun veya bunun çocuğu değil milletin evlatları vekil olacak. Gerekirse bakan olacak. Askerlik yaşından önce vekil olacak. 3-5 gencimizin yapacağı hizmeti bu kadar hakir görmek ayıp değil mi? Size bu yakıştırmaları yapanlara 16 Nisan'da cevap vermeye hazır mıyız? 2 yıl çalışacaklar emekli olacaklar diyor. Emeklilik konusunda herhangi bir vatandaşımız nasıl ve ne zaman emekli oluyorsa vekilimiz de öyle emekli olacak. Primini ödeyecek, yaş sınırını bekleyecek sonra da emekli olacak. Gençlerimizi istismar ederek milli irade düşmanlığı yapmaktır. 16 Nisan'a kadar tüm bu konuları enine boyuna milletimle paylaşacağız. Kocaeli bugün bizi her zamanki gibi coşkuyla sevgiyle bağrına bastı" ifadelerini kullandı.

İDAM KONUSU
İdam konusunda düşüncesinin belli olduğunu belirten Erdoğan, "Bu konudaki düşüncem bellidir. 16 Nisan'dan sonra Kılıçdaroğlu diyor ki o zaman çıkarın idamı diyor. Bahçeli düşüncesini açıkladı. Biz idama varız diyor. Ben Başbakan Binali Yıldırım Bey'in de aynı kanaatte olduğu inancındayım. Şimdi bende diyorum ki Anayasa değişikliğini gerektirdiği için Kılıçdaroğlu hadi bakalım 16 Nisan'dan sonra parlamentoya geldiği zaman seni göreceğiz. Bakalım sen de destek verecek misin? Bana gelir ben de onaylarım" dedi. Vatandaşları 36 gün kapı kapı dolaşmaya davet eden Erdoğan, "36 gün kapı kapı dolaşıyor muyuz? Eş dost akraba telefonla arıyor muyuz? Tüm Türkiye'ye Avrupa'ya sesleniyorum, tek millet için evet. Tek bayrak için evet. Tek vatan için evet. Tek devlet için evet. Bizim rabiamız da bu. Durmak yok. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız" diye konuştu.
 
KOCAELİ ŞAHA KALKTI
Erdoğan, “Bugün Milli Savunma Bakanlığını Kocaelili bir kardeşimize emanet ettik. Milli Savunma bakanımız, işte bu ekip çalışması bilinciyle hem ülkemize hem de şehrimize hizmet ediyor. Darbe girişimi sonrasında ülkemizin milli savunmasını yeniden yapılandırırken bakanlığımıza çok önemli görevler verdik. Kuvvet komutanlarımızı, Harp Okullarımızı bakanlığımıza bağladık. Harp okullarımızı yeniden yapılandırdık. Yarın da Kara ve Deniz Harp okullarımız faaliyete başlayacak. Türk silahlı kuvvetleri için subay, astsubay ve öğrenci olarak 30 bin personel alıyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kocaeli'nin şaha kalktığını belirterek, "Kardeşlerim, bizim Kocaeli ile dostluğumuz, muhabbetimiz çok eskilere, gençlik dönemlerime kadar uzanır. Bu yüzden Kocaeli’nin nereden nereye geldiğini çok iyi bilirim. Gençler fazla kalmadı 36 gün. Depremden sonra adeta yeniden inşa edilen Kocaeli'nin yaralarını sarmakla kalmayıp, ekonomi, alt yapı, istihdamda, sosyal ve kültürel faaliyetlerde ulaştı. Kocaeli adeta şaha kalktı. Bakanlarıyla, milletvekilleriyle, valileriyle uyum içinde örnek bir ekip çalışması yürütmenin büyük bir payı vardır. Diğer yandan Kocaeli'nin gelişmesi, kalkınması büyümesi bakımından çok önemli projeler de aksamadan ilerliyor. Büyükşehir Belediyesinin tramvay hattı inşaatı sürüyor. Metro projesi çalışmalarına da başlandı. Beraber yürüdük bu yollarda unutmayın. Beraber ıslandık bu yağmurda unutmayın. Şimdi Kocaeli’de şehir hastanesi, bin 180 yatak kapasitesiyle abide bir eser olarak yükseliyor. Stadyum bitmek üzere. Kocaeli’yi geleceğe taşıyacak projelerden biri olarak gördüğüm bilişim vadisinin ilk etabı tamamlanmak üzere. Osmangazi köprüsü ve otoyol, Körfez kıyısındaki trafiği büyük ölçüde rahatlattı mı? Yapamaz diyorlardı yapıldı mı? Biz yaparız. İman öyle bir şeydir ki tekeden bile süt çıkartır. Mesele inanmak. Azmetmek geçtiğimiz 14 yılda Kocaeli’de yaptığımız yatırımların tutarı 20 milyar kat trilyon. Hiçbir zaman Kocaeli’yi aman ha ötelemedik. Çünkü Kocaeli bunlara layık. Kocaeli, kişi başına düşen milli gelir bakımından ülkemiz ortalamasının epeyce üzerinde bir yer alıyor. Sanayide ve ticarette olduğu gibi doğal güzellikleriyle de müstesna bir yere sahip Kocaeli devam eden projelerle çok daha iyi yerlere ulaşacaktır. Bu gün de elimiz boş gelmedik. Toplam yatırım tutarı bir katrilyon 352 trilyon lira 386 ayrı eser. Kamu yatırımları, belediye hizmetleri, özel sektör vesaire hepsi. Eğitimde pansiyon, derslikler. Resmi açılışları yapıyoruz" diye konuştu. Erdoğan konuşmasının ardından protokol ile birlikte halkı selamlayarak İzmit'ten ayrıldı.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1173

banner1019

banner1037

banner1171