Donanma komutanı istifa etti
 Balyoz davası ile ilgili kararın açıklanmasının ardından istifa ettiği bilgisi kulaktan kulağa yayılan Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, İzmir’de açılan “casusluk” davasının ardından TSK’dan ayrıldığı konuşuluyor.

Çarpıcı haberi Cumhuriyet gazetesi manşetinden duyurdu. Barkın Şık imzalı haberde Güner’in “Arkadaşlarımız birer birer hapse atılıyor elimizden hiçbir şey gelmiyor, gelmediği gibi bir de biz buna yardım ediyoruz” dediği belirtiliyor. Haberde ayrıca Deniz Kuvvetleri’nde yeni istifaların da yolda olduğu ileri sürüldü.

Vatan Gazetesi yazarı Can Ataklı da geçtiğimiz günlerde kaleme aldığı yazılarında bu istifadan bahsetmişti.

Can Ataklı’ya ait ve ilginç iddialar içeren yazılar şu şekilde:

Deniz Kuvvetleri’nden sızan dedikodu Donanma Komutanı istifa etti; ama...

Son yıllarda kamuoyunu çok oyalayan “örgüt- darbe” davalarından hangisine bakarsanız bakın Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki en büyük hasarın Deniz Kuvvetleri’ne verildiğini görüyoruz.

Üç tarafı denizle çevrili olan ama karasal alanı da büyük olan bir ülkede Deniz Kuvvetleri’nin hangi güçle ve yetenekle darbe yapabileceği bir muamma ama, belli ki ilahlar böyle istiyor. Önce Deniz Kuvvetleri çökertiliyor.

Şu anda Deniz Kuvvetleri’nin üst düzey komutanlarından yani amirallerinden yarıdan fazlası darbecilik, teröristlik, casusluk veya fuhuş yapmak iddialarıyla hapislerde tutuluyor.

Bu da Silahlı Kuvvetler’in tamamında ama özellikle Deniz Kuvvetleri bünyesinde çok ciddi bir moral çöküntüsüne neden oluyor. Peki neden Deniz Kuvvetleri bu kadar mercek altında? Tam bilinmiyor ama rivayet muhtelif. Örneğin tutuklanan yüksek rütbeli subayların önemli bölümünün Boğazlar’la ilgili politikalarda karşı duruş sergiledikleri ileri sürülüyor. Amerikan Donanması kendince gerek gördüğünde Karadeniz’e açılmak istiyor. Oysa bu Montrö Anlaşması gereğince yasak. Montrö Anlaşması değiştirilmek isteniyor ama Deniz Kuvvetleri’nin buna direndiği belirtiliyor.

Ayrıca Deniz Kuvvetleri’nin Akdeniz’de daha etkin rol oynamak istediği ancak NATO’nun ve tabii özellikle Amerika’nın buna karşı olduğu da söylenenler arasında. Deniz Kuvvetleri’ne yakın bazı kaynaklarım “Baş edemedikleri hapse giriyor, çok tuhaf” yorumunda bulundular. Ancak, çok ilginç bir iddia iletildi bana. Elbette bunu doğrulatmam çok zor, ama eğer koca bir Deniz Kuvvetleri camiası bu dedikoduyla çalkalanıyorsa gerçek payının olması da çok yüksektir.

Aldığım bilgiye göre Donanma Komutanı Nusret Güner kasım ayında istifa etmiş.

Gerekçesi çok basit; “Arkadaşlarımız birer birer hapse atılıyor elimizden hiçbir şey gelmiyor, gelmediği gibi bir de biz buna yardım ediyoruz.”

Anlatılanlara göre Nusret Güner, Gölcük’e yapılan baskını ve savcıların daha sonra Balyoz davasında kullanılan belgeleri elleriyle koymuş gibi bulmalarını hâlâ hazmededemiş. Ayrıca o sırada Donanma Komutanı olan şimdiki Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Murat Bilgel’in savcıları hararetle karşılamasını, giderlerken kendilerine kravat hediye etmesini de içine sindirememiş.

Nusret Güner istifa etmiş etmesine de Kuvvet Komutanı Murat Bilgel işleme koymamış, “şu sıradaki bir istifa hepimizi zora sokar, ocak ayı geçtikten sonra tekrar dağerlendirirsin” demiş.

Oramiral Güner bu ayın sonunda istifa kararını tekrar değerlendirecek mi?

Henüz bilinmiyor. Buna karşı Güner’in istifa mektubunun bir örneğini bazı çok güvendiği komutanlara verdiği, böylelikle Deniz Kuvvetleri bünyesinin bundan haberinin olmasını sağladığı belirtiliyor.

Bu arada yarın da sizlere 3 gün tutuklu kalan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele’nin tutukluluk macerası ile ilgili aldığım bilgileri aktaracağım.

Tutuklanan Koramiral Kösele’yi Genelkurmay Başkanı kurtarmış!

Tarihler 15 Kasım 2012’yi gösterdiğinde İzmir’de şok bir gelişme yaşanmıştı.

İzmir’de sürdürülen “eskort kızlarla fuhuş, şantaj ve casusluk” soruşturması nedeniyle Deniz Kuvvetleri’nin üçüncü adamı olarak tanımlanan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele mahkeme tarafından tutuklanmıştı.

Veysel Kösele savcılık tarafından “Gürcistan ile TSK arasında yapılan anlaşmalar, gizli görüşmeler, askeri personele dair fişleme tutanaklarını saklamak ve yabancı güçlere vermekle” suçlanıyordu.

Haber kamuoyunda da Silahlı Kuvvetler’de de büyük şaşkınlık yaratmıştı.

Çünkü zaten 5 koramirali olan Deniz Kuvvetleri’ndeki üç koramiral tutuklu duruma düşmüştü.

Ancak Veysel Kösele’nin tutukluluğu çok sürmedi ve üç gün sonra serbest bırakıldı. Kösele tekrar görevinin başına döndü.

İşte bu süreçte çok ilginç gelişmeler yaşanmış.

Önce Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Murat Bilgel Genelkurmay Başkanı’nı arayarak “Benim hemen altımdaki komutan tutuklandı, bu durumda benim de istifa etmem gerek, bu görevi sürdürmem olanaksız” demiş.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel “Hemen istifa etme, dur, ben bakacağım” demiş. Özel Adalet Bakanı Sadullah Ergin’i arayarak “Bu çok fazla oldu. Ayrıca tutuklanan komutan bize çok yakın bir isim, bunda bir hata olmalı” demiş.

Sadullah Ergin “Bu konu beni aşar, gideceğiniz kapı ben değilim, Başbakan’la görüşmeniz daha doğru olur” diyerek Orgeneral Necdet Özel’i kibarca reddetmiş. Deniz Kuvvetleri’ndeki kaynaklara göre Özel Paşa daha sonra Başbakan’la görüşmesinde durumu kendisine anlatmış.

Üç gün sonra da mahkeme Veysel Kösele’nin “delilleri karartma ve kaçma tehlikesi olmadığı” gerekçesiyle serbest bırakılmasına karar vermiş.

Kösele hakkında dava açılıp açılmayacağı henüz belli değil. Ancak Genelkurmay’ın daha önce yaptığı bir açıklamaya göre Kösele casusluktan değil “Devletin güvenliğini veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması gereken bilgileri elde etmek” suçlamasıyla yargılanacak.

Dün açıklanan iddianamede Veysel Kösele de sanık olarak görünüyor. Kösele hakkında örgüt üyeliği ve gizli belgeleri bulundurmak iddiasıyla dava açılmış durumda.

Deniz Kuvvetleri’ndeki kaynaklarım “Veysel Paşa’nın tutuklanmasına çok şaşırmıştık. Çünkü Komutan’la çok uyum içinde çalışan, Balyoz, Ergenekon ve casusluk davaları nedeniyle tutuklanan subayların arkasında hiç durmayan, durmadığı gibi bazı bilgi ve belgeleri de savcılığa verdiğinden şüphelendiğimiz bir amiraldi. Nitekim hemen serbest bırakıldı. Sanıyoruz olay aslında bir tür iç hesaplaşma nedeniyle yaşandı. Birileri uyarıda bulundu, ama buna rağmen sanık olması da manidar” dediler.

İzmir’de devam eden fuhuş ve casusluk davası çok ilginç bir dava. İddianamesi dün açıklandı. 1900 sayfalık iddianamede 831 mağdur, 196 şikâyetçi ve 357 sanık var.

Bu soruşturma da tıpkı diğerlerinde olduğu gibi yine isimsiz bir ihbarla başlatılmıştı.

İzmir Emniyeti’ne, 2009 yılında e-posta ile gelen bir ihbar üzerine başlatılan soruşturma sonunda 59’u subay olan 93 kişi tutuklanmıştı. Eğer Veysel Kösele mahkûm olursa Deniz Kuvvetleri 2017’de kuvvet komutanı olacak bir oramiral bulamayacak.

Bu garip davada adı geçen subayların yaşadığı dramı Mustafa Mutlu’nun köşesinde pazar günü okumuştunuz.

Can Ataklı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner2202