Kent Konseyi Fotoğraf Kulübü Büyükadada
Kocaeli Fotoğraf Kulübü yöneticilerinden Cemal Yiğit ve Ömer Yalçın’ın organize ettiği gezide bir araya gelen fotoğraf tutkunları unutulmaz bir haftasonu geçirdi. 4 saatlik vapur yolculuğunun ardından Büyükada’ya ulaşan fotoğrafçılar, adanın her yerini gezerek fotoğraf çekme imkanı buldu.

DOĞAL KARELER

Önceden organize edilmiş Büyükada gezisine katılan Kocaeli Kent Konseyi Fotoğraf Kulübü Başkanı Nurşah Şahin ,” Son zamanlarda yapmış olduğumuz gezi ve etkinliklerle fotoğraf severler ile sık sık bir araya geliyoruz. Son olarak fotoğrafçı arkadaşlarımızla Büyükada’da buluştuk.Haftasonu olması dolayısıyla tarihi ve doğal güzellikleriyle yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı haline gelen ada çok kalabalıktı. Motorlu taşıtların yasak olduğu adada arkadaşlarımızla beraber yürüyerek doğal kareler yakalama imkanı bulduk. Büyükada'nın beni en çok cezbeden yanı tarihi evleri yapıları oldu. Ara sokaklarda dolaşırken kendimi başka bir diyarda gibi hissettim. Kalabalık olmasına rağmen insanlara huzur veren bir yapısı vardı. biraz yorucu olsa da güzel ve keyifli bir haftasonu geçirdik. Geziyi düzenleyen ve geziye katılan kulüp üyelerine teşekkür ediyorum” dedi

PROFESYONELLİK BAKIŞ AÇISIDIR

Gezi hakkında bilgi veren Fotoğraf Kulübü yöneticilerinden Cemal Yiğit” Fotoğraf kulübü olarak Büyükada’ya düzenlemiş olduğumuz gezide adanın her köşesini fotoğrafladık. Bizim için fotoğrafgta profesyonellik bakış açısıdır. Tüm fotoğraf tutkunu arkadaşlarımızı yapmış olduğumuz etkinliklere bekliyoruz” dedi.

Büyükada Tarihi ve Tarihçesi

Büyükada hakkında Bizans dönemi öncesine ait çok fazla bilgi yoktur. En belirgin ve önemli bulgu 1930′ lu yıllarda Rum Ortodoks mezarlığında bulunan büyük İskender’in babası Makedonya kralı 2. Filip’ e ait 207 sikkeden oluşan definedir. Günümüzde ise bu sikkeler İstanbul arkeoloji müzesinde yer almaktadır.

Büyükada diğer adalarla beraber yaklaşık olarak Bizans döneminde 700 yıllık hapishane ve manastırlarıyla öne çıkmıştır. Bizans döneminde çıkan taht kavgaları, dini ve siyasi anlaşmazlıklar sebebi ile prensesler, prensler ve din adamlarının sürgüne gönderildiği ada olma özelliğine sahiptir.

İstanbul’un fethinden yaklaşık iki ay önce Baltaoğlu Süleyman Bey bir donanma ile bütün adaları fetih etmiştir. Türklerin adaları alması ile huzur ve sükun adaya yerleşmiştir. Yerli halk, balıkçılık ve çiftçilik ile uğraşırken manastır ve kiliselerdeki kesişler ise el yazması kitapları ve dini eserleri çoğaltarak geçimlerini sağlamıştır.

1846 yılında, küçük gemilerin Adalara sefer düzenlemeye başlaması ile Türk ’lerin Ada’ya yavaş yavaş yerleştiği görülmüştür. 1875 yılında daha büyük gemilerin seferleri ile düzenli seferler sağlanmıştır. Bu seferler neticesinde ada nüfusu düzenli olarak artışa geçmiştir. Zengin kesimin yaptırmış olduğu binalar kiliseler, camiler, oteller ve köşkler gibi yapıtlar günümüzde tarihi yapıtlar olarak değer kazanmıştır. 1984 yılında sit alanı olarak kabul edilen Büyükada İstanbul’un en nadide yerlerinden olma özelliğini göstermiştir. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.