Açıkçası ümidim hiç kalmadı

BİZDE bu irade var iken daha çok sorun yaşarız çevre konusunda. Tutunabileceğimiz bir tek dayanağımız yok. Kime gitsek aynı cevabı alıyoruz. Çünkü söz hakkı onlarda. Ötekileştirdikleri kentin insanı, hatta ülke insanında direnme gücü, takatı kalmadı.

Hızlı tren muhabbetine Maşukiye'ye o taş ocağı kurulur. Ve göreceksiniz kurulacak da. Bu gazı almışken, Hereke'nin tepesinde cüruf dağlarını da yükselmiş olarak görürüz.

Vali de, Karaosmanoğlu da, Civelek de aynı telden çalıyor. 'Mecburuz kardeşim, yapacak bir şey yok' diyor.

Fakat insanları asıl üzen nokta ise, iktidar temsilcilerinin milli proje ayakları ile hareket ederek, kendilerini gereksizce haklı çıkarma çabası içine girmeleri. Bu çok anlamsız. Zira kimsenin hızlı tren inşaatına karşı olduğu yok. İstanbul'dan Ankara'ya 3 saatte gitmekten daha güzel ne olabilir ki...

Lakin Maşukiye'nin gözden çıkarılamayacak kadar güzel bir belde olduğunu da herkesin kabul etmesi gerekir. Olayın genel bütçesinin yanında deryada köpük sayılabilecek bir miktar için adeta cenneti andıran bir mekanın gözden çıkarılmasının, doğanın tahrip edilmesinin birilerine kar ettirilme çabasından başla bir ifadesinin olmadığı da bana göre kesindir.

Kısacası güzelim Maşukiye, sadece sermayeye kurban edilmek isteniyor hızlı tren ve milli proje ayakları ile...

Bir de bu yapılan, halkın muhataplarının 'Biz de üzülüyoruz' sözüne uyuz oluyorum. Madem ki bu kadar çevrecisiniz, o halde gerekeni yapacaksınız. Milletinizle aynı istikamette düşüneceksiniz. Emir eri kılığına girerek, verilen talimatlar doğrultusunda değil...

xxx

Benim bu işte bir beklentim kalmadı. Artık ümidim yok. Ocağın açılmaması büyük bir sürpriz olur benim için. Siyasi güç Maşukiye'ye bu taş ocağını kuracak.

Kurun, güç sizde ne de olsa. Hatta iş bittikten sonra üzerini kapatıp doğaya kazandırmayın. O da yetmez, yenilerini açın.

Hereke'ye o cürufları dökün. Milleti zehirleyin.

Dilovası için önlem almayın.

Körfez'de Barbaros Mahallesi'ni sanayiye feda edin ve sözlerinizi tutmayın. Daha da ötesinde ilçedeki taş ocaklarının tamamını aktif hale getirin.

Sanayiyi öyle bir hale getirin ki, millet artık düzde yaşayamaz hale gelsin, yukarılara kaçsın.

Kısacası şu Kocaeli'ni normal bir insanın giremeyeceği bir yer haline getirin...