AK Parti'de yaklaşan yerel seçimler öncesinde çalışmalar, kulisler devam ediyor. Tabi bu arada dedikodu kazanını kaynatanlar boş durmuyor elbette. Yok o ilçe başkanı, bu belediye başkanı hakkında sağda solda konuşuyormuş, yok şuymuş, yok buymuş...
Bu iddia sahiplerinin ne tip siyasetçilerle nasıl ilişkiler içinde olduklarını buradan açık açık söylemeye gerek yok sanırım...
Sadece bu örnek bile gösteriyor ki, AK Parti teşkilatları kaynamaya hazır birer kazan gibi. Birileri de ha bire nifak sokmaya çalışıyor teşkilatlara. Yaşananların üzerine dedikodudan ibaret bir kaç eklemeyi de yapınca ortaya karışık bir hal çıkıyor doğal olarak...
Böylesi bir ortamdan en çok etkilenen, dedikoduların hedefindeki ilçe durumunda ise Körfez yer alıyor.
Ve bugün itibariyle olaya baktığımızda AK Partili dostlarımızı hemen çözüm üretebilecekleri bir sorunlar yumağının beklediğini düşünmüyorum.
Şu sıra herkes kendi aklınca fikirler üretiyor. Olaya bakış açısı getiriyor ve alternatif aday isimlerini gündeme getiriyor...
Tabi bunu yaparken mevcut belediye yönetimine yönelik eleştirileri dikkate almayanlar, tehlikeyi gördüklerinden en azından kendilerinden sonrası için belirleyici olmak istiyorlar. Bu nedenle sık sık eski belediye başkanı ve son üç dönemin milletvekili Muzaffer Baştopçu ismini piyasada sıklıkla lanse ediyorlar...
Bir kere şunu kabul etmek gerekir, Baştopçu ismini yeniden ilçe siyasetinde anmak bile daha önce de belirttiğim gibi bir takım hesapların yeniden yapılması anlamına gelir ki, AK Parti'de bir kısım siyasetçiler dışında hiç kimsenin işine gelmez bu durum.
Ve aynı zamanda diğer muhalif partilerin...
Fakat burada önemli olan Baştopçu'nun bu olaya nasıl bakacağıdır.
Geçmişte örnekleri var elbette. Milletvekili seçimlerinde büyük bir şanssızlık sonucu seçilemeyen Nevzat Doğan, 2009'da belediye başkanı seçildi. Ya da bir süre öncesine kadar Nihat Ergün'ün Büyükşehir adaylığını ciddi ciddi tartışıyorduk. Bu açıdan bakıldığında Baştopçu da Körfez için her zaman potansiyel bir adaydır.
Fakat gelin görün ki, kendisinin böyle bir düşüncesinin olduğu kanaatinde değilim. Teşkilat büyük bir olasılık ile Pehlivan sonrası için kendi içinden bir ismi öne çıkaracaktır. En azından "Başkanımız bu olmalıdır" diyecektir. Teşkilat bütününden, herhangi bir genel merkez baskısı olmadığı takdirde, Baştopçu ismi de temayülün yoklanması durumunda sandıktan çıkmayacaktır. Ayrıca adaylığı düşünen isimler bellidir. Biraz olsun gerçekçi olmak gerekirse, bu kişilerin birçoğu kişilik ve siyaset olarak bir adım dahi öteye gidemeyecek, AK Parti'nin gücüne oy desteği sağlayamayacak isimler olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Yani AK Parti'de Körfez Belediye Başkanlığı için tercih ve karar mekanizması yalnızca teşkilattır.
Ve öyle olmalıdır da...
Şayet demokrasi var ise...