Osmanlı Söğüt’ten başlayıp Rumeli topraklarına adımını atınca Avrupa ne oluyor edalarına girmiş ve bir panik havası Balkanlardan başlayıp tüm kıtayı sarmıştı. Daha sonra Papa Avrupa ülkelerinden topladığı karma haçlı ordusuyla Osmanlı üzerine yürüdü. İki ordu birbirine yaklaşırken. Hacı İlbey komutasındaki keşif kolumuz düşman ordusu ile ilgili malumat öğrenmek üzere haçlı ordularını gözetleme mesabesine geldiğinde ordunun içler acısı durumunu fark eder.
Eğlence, içki ve disiplinsizlik.
Durumu fark eden Hacı İlbey bir sabah baskınıyla haçlı ordusunu perişan ederek, başlamamış bir savaşı bitirir. Zafer Osmanlı’nındır. Daha sonra da bildiğiniz gibi haçlı orduları farklı zamanlarda defalarca büyük kuvvetlerle Osmanlıya saldırırlar lakin muvaffak olamadılar. İlginç olan Osmanlı tek bir devlet olmasına rağmen Osmanlı’nın karşısına hiç tek devlet çıkmamış.
Hep şer ittifak, hep şer ittifak.
Bugün bakıyorum da durum hala farklı değil. Yıllardır terör ve bölücülük silahını kullanarak bizi yıpratma politikalarını güdenler, artık bu işin bu şekilde olamayacağına kanaat getirmiş olmalılar ki farklı yöntemlerine başvurmaya başladılar.
Son oniki yılda ülkemizin geçtiği süreç; çete, mafya, terör zemininin neredeyse tamamen çürütme noktasına getirdi. Mevcut düzende artık ülkemizde terör örgütlerinin kök salıp büyüme olasılığı çok zayıftır.
Konu Türkiye olunca en sıkı düşmanlar bile biranda nasılda aynı karede yer alabiliyor. Önümüzdeki günlerde bu bölgenin çok daha büyük gelişmelere gebe olduğu muhakkak. Yeni ittifaklar ve yeni saflar göreceğimiz bugünden belli.
Türkiye büyüyor, güçleniyor. Türkiye artık bölgesel bir güç. Bu söylem sadece Ak Partililere veya hükümet üyelerine ait bir söylem değil. Amerika’dan Asya’ya, Afrika’ya kadar tüm devlet adamlarının görüşü ve bu görüş de birçok uluslararası platformda paylaşılıyor.
Büyümenin bedeli nedir? Osmanlı büyümenin bedelini haçlı ordularının taarruzlarına maruz kalarak ödedi. Allah’ın izniyle de bu taarruzları başarıyla önleyerek yoluna devam etti.
Ya şimdi?
Şimdi düşman daha kompleks silahlara sahip. Konvansiyonel, psikolojik, sanal, paralel vs. çoklu ve karmaşık savaş yöntemleri var. Tüm bu taarruzları başarıya alt edecek, Türkiye olarak yolumuza devam edebilecek miyiz? Bu sınav sadece hükümetin değil, tüm milletimizin sınavıdır. Ben öyle inanıyorum ki bu sınavı da atlatırsak, Süper Güç Türkiye hayalimiz hiç de uzak değildir.
Türkiye olarak büyümek istiyorsak büyümenin bedeline de katlanmak durumundayız. Yakın gelecekte, daha büyük ve kirli ittifakların ülkemizin başına bela olmak için bir araya gelip harekete geçeceği gün gibi ortada.
Bize düşen, tüm zorluklara rağmen uğruna 250 bin şehit verdiğimiz Al yıldızlı bayrağımız altında kenetlenerek dimdik durmaktır.
Sıhhat ve selametler dilerim.