Kürtaj eleştirilerine ben de katılıyorum

SON dönemin hit konusu.

Kürtaj yapılması bir cinayet mi, yoksa gerektiğinde yapılması gereken bir uygulama mı?

Başbakan Erdoğan'ın çıkışı ile gündeme gelen kürtaj ve sezaryen doğumlarla ilgili gelinen nokta yasa hazırlıklarını da tetikledi.

Hükümet bu konuda çok kararlı.

Kürtaj yasaklanacak gibi görünüyor. Konu yasa ile de sabitlenecek. Kimse bundan sonra yasal manada çocuk aldıramayacak. Kısacası kadınlar, kariyer için çocuk aldıramayacak...

Ya da babalığa hazır olmadığını düşünen erkekler, bu işe sıcak bakamayacak.

Burada iş asayişlik bir hal alacak. Polise büyük görev düşecek. Çünkü zaten var olan gayrı yasal kürtaj salonlarının sayısı muhtemelen çok artacak.

Bu arada kadınların tepkisini de göze almak lazım. Çünkü şimdiden bir bir ortaya çıkarak hükümete ve dolayısıyla Başbakan Erdoğan'a tepki gösteriyorlar. "İstediğimiz zaman çocuk yaparız, istemediğimizi aldırırız" diyen topluluğun bu tepkisi sokağa taşmış durumda.

Her ne kadar küçük bir azınlık da olsalar bu tepkilerin devamı gelecektir. Bu arada milleti gaza getirmek isteyen popülist bir CHP'li vekil de Erdoğan'a çok ağır yüklendi:

"Başbakan vajina bekçiliğini bıraksın" diyerek...

Anlaşılan CHP'li vekile göre Başbakan, bel altı siyaseti uygun bulan birisi. Fakat işin özünde daha farklı bir gerekçe var...

Çünkü Başbakan Erdoğan'ın uzun süredir dillendirdiği üç çocuk meselesi bugüne kadar tutmadı. İnsanlar gereksizce bir sebepten ötürü ya çocuk istemedi, ya da hazırlıksız yakalandıkları çocuk doğumlarına engel olmak için kürtajı çözüm olarak gördü.

Hükümet bir anlamda buna engel olmak istiyor. Bir şekilde vatandaşın en az üç çocuk sahibi olmasını sağlamak istiyor. Yani CHP'li vekil o sözü kullanarak biraz maksadını aşmış bana kalırsa...

Tabi kişisel görüşüme göre de, kürtaj eleştirilerine katılıyorum. Çünkü bu işin ben de canilik olduğunu düşünüyorum. Anne karnında yaşayan bir bebeği alarak öldürmekle, yürüyen bir insanı öldürmek arasında bence de bir fark yoktur.

Kürtaj hatalı bir uygulamadır...