Neler Oluyor!

Ramazan ayı olmasına rağmen bu mübarek aydan daha fazla konuşulan, tartışılan hatta siyaseti yapılan bir konu var. Suriye… 

Suriye’de neler oluyor!

Kısacası Arap Baharı kış oluyor. Hür iradeye, demokrasi istediler diye yaşama hakkını bile çok görüyorlar. Nasıl mı? Dikta rejimi hür iradeye önce kısmi saldırılar düzenledi. Çatılara keskin nişancılar yerleştirilip sokakta gezen insanlar hedef tahtası yapıldı. Daha sonra baktılar ki hür irade canı pahasına istiklali peşinde, bu böyle olmaz dediler. Çareyi hava saldırısında buldular. Başta Halep ve Şam olmak üzere vicdansızca bombaladılar. Ne çocuk dediler, ne yaşlı, ne kadın ve ne de masum… Gerçi nereyi bombaladıklarını bilmedikleri için onları da tespit edemezlerdi ya. Zaten amaç yerle bir etmekti.

Esad, kendi halkını terörist ilan etti ve yaptığı saldırılarda bunu gerekçe gösterdi. Soruyorum… Kundaktaki çocuktan terörist olur mu?  Yanlış davanı bile yanlış güdüyorsun Esad! Ortada bir terörist varsa O da otuz bin Suriyelinin katledilmesinin emrini veren, sensin.

Koltuk sevdalısı bir piyon kendisini vezir zannederse hırsı için zulüm yapmayı bile göze alır. Ama bilmiyor ki, sadece maşayı tutanın eli yanmaz. Gerçi zulüm babasının mesleği ya… O da ne yapsın? Babasından daha fazla katliam yapamazsa bayrağı daha ileriye taşıyamamış olur.

Öyle ya da böyle Esad, zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur. Keşke senden öncekilerden ders alsaydın da bu kadar insan ölmeseydi.

Rusya, Esad’ın gideceğini anladı ve desteğini çekti. Peki ya İran… Hala zulmün destekçisi, ama neden? Çünkü katledilen Sünniler… Çünkü özgür bir Suriye daha güçlü bir Türkiye demek, bu da İran’ın işine gelmez.

 Bunların bir de Türkiye’de şubeleri var.’ Kapımızı çalan komşumuzu neden içeri aldık?’ diyor o şubelerden biri. Birkaç tane Esad provakatörleri yüzünden sarfediyor bu cümleleri. Bir kaç tane kendini bilmez yüzünden binlerce ‘aman’ diyen masum insanları zulme mi teslim edelim. Dersimi bombalayan da aynı zihniyet değil mi? Çok görülmez.

Özgürlük denizi bir gün seni de karaya vurur Esad. Ama merak etme, toprak seni bile kabul eder.