Özgürlük sorunumuz maalesef var

Kimi istediği gibi düşünemez, ya da düşündüğünü konuşamaz, yazamaz...
İfade özgürlüğü yoktur zira. Kendince gerçekleri haykırmak ister, sonuç alamaz...
Kimi ise inancını istediği gibi yaşayamaz. Nüfus cüzdanında yazan, Dini-İslam bölümüne inat edercesine inancı ile uğraşanlara karşı mücadele vermek zorunda kalır.
Kısacası belki de dininin merkezi olan bir ülkede üniversiteye başörtüsü ile gitmekten korkar hale getirilmiştir. Sadece bir siyasi görüşün önünü kesmek için darbelerle imam hatiplerin önüne set çekerler. Bu işe karşı çıkmak isteyenleri fişleyip bir yerde ülkenin geleceğine çomak sokarlar.
Kısacası bu ülkenin en büyük problemi inanç hürriyeti ve fikir özgürlüğüdür.
Bu anlamda Memur-Sen'in başlattığı bir kampanya var. Konfederasyon yetkilileri kamu kurumlarında çalışan personeller için kıyafet serbestisi istiyor. Bana göre mantıklı ve izahı kolay bir girişim...
Çünkü insanların fikirlerinden dolayı yargılanmasını istemediğim gibi, inancın önüne de set çekilmemesi taraftarıyım. Bu nedenle kampanyayı uygun bulduğumu, kamu kurumlarında, üniversitelerde yeniden kıyafet serbestisinin sağlanmasını Türkiye'nin millet gerçeği arzu etmektedir. Bu rakam hiç de azımsanmayacak bir sayı ile, yüzde 70'lerin üzerinde bir oranda olduğunu herkes kabul edecektir. Bu kadar büyük bir oranı ve taleplerini, beklentilerini görmezlikten gelmenin izahı hangi demokratik anlayışla yapılabilir.
Dediğim gibi, fikir özgürlüğü bu ülkede sağlanmalıdır. Fakat bu fikir daha sonra isyan durumuna gelirse, işte orada devletin de söyleyeceği söz mutlaka olacaktır...
Bugün PKK için terörist ifadesini kullanamayanların, Memur-Sen'in kampanyasını eleştirmesi, laiklikten dem vurmaları son derece ilginçtir.
Beyler, bu ülkenin dini İslam...
Müslüman'ım diyen herkesin yapmakla yükümlü olduğunu düşündüğü bir takım kuralları vardır. Türban da bunlardan bir tanesidir. O yüzden sözüm ona laiklik düşüncesi ile toplumsal mesaj vermeye çalışanlar, yarın ilk fırsatta laikliği unutup, bir kenara atıp ülkeyi karanlığa sevk etmek isteyeceklerdir.
Asıl önüne geçilmesi gereken, yarın değişmesi kuvvetle muhtemel olan bugünün karanlık zihniyetidir.