Sanayi, Liman Ve Turizm Aynı Vizyonda Buluştu
Sanayi, Liman Ve Turizm Aynı Vizyonda Buluştu
İçeriği Görüntüle



Anahtar Parti Derince İlçe Başkanı Engin Sarıtaş, tarımda artan girdi maliyetleri, üreticinin gelir belirsizliği ve tüketicinin temel gıdaya erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sarıtaş, tarımsal üretimde planlama, gelir güvencesi, devlet desteği ve güçlü pazarlama mekanizmalarının birlikte uygulanması gerektiğini belirterek, “Çiftçimiz kazanacak, üretim güçlenecek, milletimizin sofrası bereketlenecek.” dedi.

“ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ KAÇA SATACAĞINI EKİMDEN ÖNCE BİLMELİ”

Türkiye’nin bereketli topraklara ve güçlü bir üretici potansiyeline sahip olduğunu belirten Sarıtaş, çiftçinin mazot, gübre, tohum, enerji ve sulama giderlerini üretim başlamadan üstlendiğini ancak ürününün satış fiyatını çoğu zaman hasat döneminde öğrendiğini söyledi.

Sarıtaş, “Şeker pancarında üretim planlaması ve sözleşmeli üretim uygulanabiliyorsa elma, üzüm, domates, patates, soğan ve diğer tarım ürünlerinde de üreticinin gelirini güvence altına alan sistemler kurulabilir. Çiftçimiz aylar öncesinden maliyetini üstlenirken ürününü kaça satacağını neden hasat zamanı öğreniyor?” ifadelerini kullandı.

“PLANLI ÜRETİM VE GELİR GÜVENCESİ ESAS OLMALI”

Anahtar Parti’nin tarım politikası anlayışının planlı üretim, güçlü devlet desteği, üretici gelir güvencesi ve sürdürülebilir tarımsal kalkınma üzerine kurulu olduğunu belirten Sarıtaş, alım fiyatlarının ekim öncesinde açıklanması gerektiğini söyledi.

Sarıtaş, “Üretici daha tarlasına girmeden önünü görebilmeli. Planlı üretim kapsamındaki ürünlerde güvence fiyatının altında kalınması hâlinde devlet alım veya fiyat farkı mekanizmalarıyla devreye girmeli. Üretim; toprağa, iklime, su kaynaklarına ve ülkemizin ihtiyaçlarına göre bölgesel olarak planlanmalıdır.” dedi.

“GİRDİ MALİYETLERİ HAFİFLETİLMELİ, KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİ”

Mazot, gübre, tohum, sulama ve enerji giderlerinin çiftçi üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini vurgulayan Sarıtaş, kooperatifçilik ve depolama altyapısının da tarım politikasının temel unsurları arasında yer alması gerektiğini ifade etti.

“Ürünlerimizin değerinde satılması, üretim fazlasının değerlendirilmesi ve israfın önlenmesi için kooperatifçilik güçlendirilmelidir. Tarım sigortaları geliştirilmeli, genç üreticiler desteklenmeli ve üreticiyle tüketici arasındaki aşırı fiyat farkları etkin biçimde denetlenmelidir.” diyen Sarıtaş, çiftçinin yalnızca üretim aşamasında değil, pazarlama sürecinde de korunması gerektiğini söyledi.

“DEVLETİN GÖREVİ ÇİFTÇİNİN EMEĞİNİ DE KORUMAKTIR”

Sarıtaş, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesine de atıfta bulunarak, tarımsal desteklemelere ayrılacak kaynak konusunda kanunda yer alan hükümlerin eksiksiz uygulanması gerektiğini savundu.

Sarıtaş, “Devletin görevi çiftçiye yalnızca ne ekeceğini söylemek değildir. Üretirken yanında olmak, emeğini korumak ve ürününün pazarlanmasında güvence sağlamaktır. Çiftçimiz yalnızca üretici değil, ülkemizin gıda güvenliğinin ve ekonomik bağımsızlığının temel gücüdür.” ifadelerini kullandı.

“TOPRAĞINI KORUYAN MİLLET, GELECEĞİNİ KORUR”

Sarıtaş, tarımda üreticinin zarar etmediği ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistem kurulması gerektiğini belirterek, “Üreten çiftçi zarar etmeyecek, tüketen millet mağdur olmayacak. Çiftçimiz kazanacak, üretim güçlenecek, milletimizin sofrası bereketlenecek. Toprağını koruyan millet, geleceğini korur.” dedi.
Anahtar Parti Derince İlçe Başkanı Engin Sarıtaş, tarımda artan girdi maliyetleri, üreticinin gelir belirsizliği ve tüketicinin temel gıdaya erişimde yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Sarıtaş, tarımsal üretimde planlama, gelir güvencesi, devlet desteği ve güçlü pazarlama mekanizmalarının birlikte uygulanması gerektiğini belirterek, “Çiftçimiz kazanacak, üretim güçlenecek, milletimizin sofrası bereketlenecek.” dedi.

“ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ KAÇA SATACAĞINI EKİMDEN ÖNCE BİLMELİ”

Türkiye’nin bereketli topraklara ve güçlü bir üretici potansiyeline sahip olduğunu belirten Sarıtaş, çiftçinin mazot, gübre, tohum, enerji ve sulama giderlerini üretim başlamadan üstlendiğini ancak ürününün satış fiyatını çoğu zaman hasat döneminde öğrendiğini söyledi.

Sarıtaş, “Şeker pancarında üretim planlaması ve sözleşmeli üretim uygulanabiliyorsa elma, üzüm, domates, patates, soğan ve diğer tarım ürünlerinde de üreticinin gelirini güvence altına alan sistemler kurulabilir. Çiftçimiz aylar öncesinden maliyetini üstlenirken ürününü kaça satacağını neden hasat zamanı öğreniyor?” ifadelerini kullandı.

“PLANLI ÜRETİM VE GELİR GÜVENCESİ ESAS OLMALI”

Anahtar Parti’nin tarım politikası anlayışının planlı üretim, güçlü devlet desteği, üretici gelir güvencesi ve sürdürülebilir tarımsal kalkınma üzerine kurulu olduğunu belirten Sarıtaş, alım fiyatlarının ekim öncesinde açıklanması gerektiğini söyledi.

Sarıtaş, “Üretici daha tarlasına girmeden önünü görebilmeli. Planlı üretim kapsamındaki ürünlerde güvence fiyatının altında kalınması hâlinde devlet alım veya fiyat farkı mekanizmalarıyla devreye girmeli. Üretim; toprağa, iklime, su kaynaklarına ve ülkemizin ihtiyaçlarına göre bölgesel olarak planlanmalıdır.” dedi.

“GİRDİ MALİYETLERİ HAFİFLETİLMELİ, KOOPERATİFÇİLİK GÜÇLENDİRİLMELİ”

Mazot, gübre, tohum, sulama ve enerji giderlerinin çiftçi üzerindeki yükünün azaltılması gerektiğini vurgulayan Sarıtaş, kooperatifçilik ve depolama altyapısının da tarım politikasının temel unsurları arasında yer alması gerektiğini ifade etti.

“Ürünlerimizin değerinde satılması, üretim fazlasının değerlendirilmesi ve israfın önlenmesi için kooperatifçilik güçlendirilmelidir. Tarım sigortaları geliştirilmeli, genç üreticiler desteklenmeli ve üreticiyle tüketici arasındaki aşırı fiyat farkları etkin biçimde denetlenmelidir.” diyen Sarıtaş, çiftçinin yalnızca üretim aşamasında değil, pazarlama sürecinde de korunması gerektiğini söyledi.

“DEVLETİN GÖREVİ ÇİFTÇİNİN EMEĞİNİ DE KORUMAKTIR”

Sarıtaş, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesine de atıfta bulunarak, tarımsal desteklemelere ayrılacak kaynak konusunda kanunda yer alan hükümlerin eksiksiz uygulanması gerektiğini savundu.

Sarıtaş, “Devletin görevi çiftçiye yalnızca ne ekeceğini söylemek değildir. Üretirken yanında olmak, emeğini korumak ve ürününün pazarlanmasında güvence sağlamaktır. Çiftçimiz yalnızca üretici değil, ülkemizin gıda güvenliğinin ve ekonomik bağımsızlığının temel gücüdür.” ifadelerini kullandı.

“TOPRAĞINI KORUYAN MİLLET, GELECEĞİNİ KORUR”

Sarıtaş, tarımda üreticinin zarar etmediği ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya ulaşabildiği bir sistem kurulması gerektiğini belirterek, “Üreten çiftçi zarar etmeyecek, tüketen millet mağdur olmayacak. Çiftçimiz kazanacak, üretim güçlenecek, milletimizin sofrası bereketlenecek. Toprağını koruyan millet, geleceğini korur.” dedi.