Kocaeli Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanlığı Fuar içinde bulunan Sivil Toplum Merkezi Salonunda Futbolda Şiddet konulu Panel düzenledi. Konuşmacı olarak Eski Merkez Hakem Kurulu Başkanı Mustafa Çulcu katıldı. Panele gençler ilgi gösterdi özellikle genç bayanların fazlalığı dikkat çekti.

Tertip Komitesi:
 Kocaeli Kent Konseyi
 
Siyaset Bilimi Başkanı; Bilal Bozkurt
 
Mustafa Çulcu  Futbol Hakemliğine  nasıl başladığını  anlatarak sözlerine başladı.
1983 yılında donanmada futbol oynuyorum. Deniz Kuvvetlerinde maçlara katılıyorum. 1983 yılında bir ağabeyim dedi ki futbolu iyi oynuyorsun gel seni hakem yapalım. Ne işim var benim hakemlikte, sevmiyorum hakemleri dedi.
Sonra aklıma geldi hakemlere serbest giriş kartı veriyorlar mı? 
 Evet  veriyorlar dedi, o zaman beni hakem yapın ben hakem olayım. Sebebi şu sahaya gidiyorum stada gireceğiz itiş kakış kendimi insanlığın dışında biri olarak hissetmeye başlamıştım. Stada gitmez maç seyretmez oldum, nefret uyandırmıştı.
 Benim beklentim buydu gideceğim biletimi alacağım bu gün kısmen yapılıyor Türkiye’de rahat,rahat maçımı seyredip geleceğim. Bu sıkıntıdan dolayı futbol hakemliğine girdim ve 1983te hakem oldum,1984 yılından itibaren profesyonel liglerde bayrak salladım düdük çaldım.
Bütün meslek hayatım kariyerim hep profesyonel liglerde geçti. Süper ligde 15 yıl düdük çaldım bunun 8 yılı Fifa, 4 yıl Kocaeli faal futbol hakemler gözlemciler derneği başkanlığını yaptım. 2 yıl Türkiye genel başkanlığını yaptım.
 Hakemliği bıraktım 20 gün sonra Merkez Hakem Kurulu Başkanı oldum ki hakemliğin en tepe yönetimiydi. Hakemlikten çok daha zor, bu arada saçlarım bir buçuk yılda beyazladı. MHK Başkanı olduğumda simsiyahtı bıraktığım zaman bu beyazlık oluştu çok zor bir görev olduğunu ifade etmek için bunu örnekliyorum. Hakemken tek 90 dakika kendi maçını düşünürken MHK Başkanı olduğum zaman bütün maçları düşünmek zorundasınız.
Hakemlerin sevk ve idaresi, eğitimi, maçların sağlıklı yönetilmesi, yürümesi, Futbol Federasyonu Yönetim birimi ile Hakem Kurulu arasındaki entegrasyon birbiri ile bağlantılar, medyadan saldırılar baskılar bunlar çok çoğaltabiliriz. Bunları yönetmek çok zor bir görev ama benim içinde sonraki süreç keyifli oldu 2 yılın sonunda istifa etmek zorunda kaldım keyif almama rağmen baskılara dayanamadım bıraktım. Çok büyük bir baskısı olan bir görev olduğu için bazen kurumlar içerisinde istifa etmekte hayırlı ve erdemli duruştur. O gün koşullar istifayı gerektiriyordu ve ben istifa etmiştim.
 Konuya giriyorum,
Şiddet futbolun bizim gibi ülkelerde doğasında var diğer ülkelerde de var tabi daha dün akşamki UEFA kupası maçında maç 15 dakika bekledi daha sonra başladı.
Futbolun içindeki seyircilere baktığımızda bir tüketici seyirci birde aktivist seyirci var bu tüketici seyirci her geçen gün çoğalan kesim aktivist olanlar futbolun içinde kendisi futbolun bir parçasıyım diyerek oradan nemalanmak isteyenler bunu rakibe saldırı ile diğer taraftar grubuna saldırı ile beklentileri zaman,zaman şiddete yönelterek.
Tüketici kesime geldiğimizde bilinçli futbolu zevkle izleyen bu kesim geçmiş dönemde daha fazla idi şapka ile papyon ile maça gelen büyüklerimizin fotoğrafları vardır. İşin içine beklentiler para özellikle girince farklı boyuta gitmeye başladı. Bu şiddeti doğurdu beklentiler çok büyük.
Daha düne kadar iddaa biz hakemken kredi kartlarımızın ekstresi örnekleri alınmıştı iddaa Türkiye’ye ilk girdiğinde kredi kartıyla oynanıyordu uluslar arası alanda hakemler iddaa oynuyor diye suçlanmıştık biz. Sonra bizim tüm banka dökümümüzü istediler ve bunları Futbol Federasyonuna gönderdik.
Sonraki süreçte iddaa Türk futbolunun sponsoru oldu tuhaf bir ülkeyiz o konularda. İşin içinde para var beklentiler çok yüksek. Bu beklentiler küçük grupları da şiddete yöneltiyor çünkü çatışmadan doğan köpürme forma satışı, iddaa oyunları, futbolcu primleri birçok örnek sayabiliriz buda doğal çatışmayı getiriyor.
Futbolu yönetenlerin zihinden bağlı olduğu yerler var. Karşılıklı özveri, beklenti insanları farklı boyuta getiriyor. Bu baskılar tribündeki insanı tetikliyor. Tribündeki insan sahada ki yönetene saldırıya başlıyor, oynayana saldırıya başlıyor.
Bunu ben basit dilde şöyle anlatırım. Maç boyunca 90 dakikada yüzlerce karar veriyorum verdiğim o bir karar sırtı tamamen sahaya dönük amigo beni tribünlere yargılatıyor.
 Bende 90 dakika sırtı dönük amigo beni nasıl yargılatır nasıl bu kitleyi yönlendirir de şiddete kadar götürebilir diye onu izleten genel müdür tribünde oturuyor eğitimi ona layık olmayan kişi onu yönlendirebiliyor.
Futbolda böyle bir şey bu beklentileri bir yönde medya, yöneticiler diğer yönde taraftar bunların saldırı ve verdikleri uç demeçleri ile biraz daha köpürüyor buda sahadaki oyuncuya yansıyor. Bu yansımayı da saha dışında herkes oynarken sahanın içine bıraktığımız.
 Hakemden bütün bu saha dışı oynamaların ve şiddete yönelik eylemlerin sahadaki düdüğü öttüren bir zavallı hakemin mecazi anlamda söylüyorum. Bunların hepsini düzeltmesini bekliyorlar, her şeyi sen düzelt diye onun omuzlarına yüklüyoruz.
En sonunda taraftarı olmayan tek kesim futbol hakemleri olduğu için bütün ihale onlara kalıyor. İspanya’da da İngiltere’de de İtalya’da da aynısı var. Heysel faciasını daha dün gibi hatırlıyoruz. Ben Mısır Kahire de derbi maçları yönettim oraların hakemleri derbi maçları yönetemiyor.
İran’da Tahran da derbi yönettim İstiklal Persepolis maçını yönetmiştim. Oralardaki şiddet bizdekinden çok daha fazla maçta 3 penaltı oldu 7 sarı kart 1 kırmızı kart bir yöneticiyi attım tuhaf bir ortamdı. Sonra ülkeme geldim orayı gördükten sonra benim ülkemin daha kontrol edilebilir boyutta olduğunu gördük, kısmen de olsa mutlu oldum. Hakemlik hayatımın arzularından tel örgüsüz sahada maç yönetmekti ilk yönetim bana nasip oldu o yüzden çok bahtiyarım ve mutluyum.
 Denizlispor Galatasaray maçı yönetmiştim tel örgüsüz sahadaydı çok keyif aldım. Tabi bu şiddetin içerisine de Emniyet güçlerinin davranışlarını da koyabiliriz. Şiddeti kontrol eden yetersiz kontrol eden çünkü davranış şekli statların fiziki yapıları şiddeti körükleyen unsurlar olarak futbolun önüne geçiyor zaman, zaman. Bunların nasıl çözüleceğini karar verdiğimizde temel sorunun eğitim eksikliği olduğunu biliyoruz.
Benim hakem camiası olarak önerilerimden bir tanesi de ideallerimden arzularımdan bir gün tekrar MHK Başkanı tekrar olursam o projeyi hayata geçirmek istiyorum. Kulüplere futbol oyun kurallarıyla ilgili eğitici koymak.
 Çünkü ben futbol oynarken takımın en büyük abisi oyun kurallarıyla ilgili o ne derse inanırdık, onun dediği doğru çünkü büyümüzdü ve antrenör ne derse yapıyordu.
Şu anda iletişim çağı her şeyi bulmak mümkün ama işin erbabından yorum almak çok önemli düşünün Bursa gibi şampiyon olmuş kent 6. Kez kötü ve çirkin tezaurat yüzünden sahası kapanıyor. Özellikle ligin ikinci yarıda ödediği para 1.3 Trilyon ceza ödemiş.
 2 maçtır saha kapanması sebebi bayanlar ve çocukların küfürlerinden dolayıdır. Sadece erkekler değil bayanlar da kapanmaya sebep oluyor. Bursa Spor bu tempoyla devam ederse erkek seyircilerinin desteğini alamayacak yani bu küfür ve şiddet erkeklere mahsus değil.
Hanımlarda evde beylere kızıyor bütün hırsını oradaki hakemden alıyor. 
Şampiyon olmuş 5 büyük takımdan bir tanesi bu. Düşünün Trabzon’da maç yarım kaldı sebebini hep birlikte gözler önüne serdik ama sadece şunu düşünmemek lazım. O maç sahanın içerisinde yarım kalan bir maç değil tek 90 dakikalık maç değil. Maçın hikayesi, önü var yıllar öncesi var, yıllar sonra olabilecekleri var. Biz bu alıntılarla hayatımızı devam ettirdiğimiz sürece bunun önüne geçmek çok zor oluyor. Geçen akşam ulusal kanalda konuşuyoruz konu gene saha kapatmaya geldi.
 Dedim ki; Eğer biz bu işin önüne geçeceksek bir sayfa daha geriye dönmemeliyiz. Bu noktadan itibaren ileriye doğru gitmeliyiz ama bakıyorsun yorumcu bile diyor ki bu maçta bu kararı verdiler ama Galatasaray Fenerbahçe maçı sulu sahada oynanmıştı o zaman 3 maç ceza verdiler diyor. Hale bir yerleri ilintilendiriyor.
 Eğer gerçekten çözüm üreteceksek sayfanın bir önceki boyutuna bakmaksızın yolumuza devam etmemiz lazım bu önlemleri aldığımız zaman ancak bir yerlere varabiliriz. Yoksa aynı devam edecek gibi gözüküyor. İnşallah sezon sonuna kadar çok daha vahim olaylar olmadan bu lig sonuçlanır. Her yıl bu söylemler yapılıyor ama bu dönemde çok ciddi sonuçlar ve sıkıntılarla gidiyor inşallah daha büyük sonuçlara gitmeden bu iş biter.
Mustafa Çulcu Bu tür toplantıların daha sıklıkla yapılmasının faydalı olacağını, bu toplantının oluşumunda emeği geçenlere teşekkür etti.