Bir şehri gerçekten yaşayan bir organizma kılan şey sokaklarında biriken hikayeler, mutfağındaki lezzetler, ilmek ilmek dokunan halıları ve kuşaktan kuşağa aktarılan hafızasıdır…
Körfez ilçemiz yıllardır sanayinin ve üretimin lokomotifi olarak anıldı. Bu topraklar ipek yolundan geçen kervanların ayak izlerine, Roma’nın beş kemerli taş köprülerine, milli mücadelenin gizli haberleşme ağına ev sahipliği yapmış…
Bu topraklar sanayileşme temposu içinde zaman zaman kendi köklü geçmişini anlatmakta mütevazı kaldı. İşte tam da bu noktada, Yeniyalı Mahallesi’nde kapılarını açan Taşköprü Yerel Kültür Evi, Körfez’in kendi öz mirasına gösterdiği kıymetli bir vefa borcudur…

Bir projenin değerini belirleyen ana unsur, temelinde yer alan kolektif emektir…
Taşköprü Yerel Kültür Evi, yalnızca belediyenin bir altyapı ya da üstyapı icraatı olarak görülmemeli. Körfez Belediyesi’nin öncülüğünde Kocaeli Yerel Kültür Platformu, Körfez ve Kocaeli Taşköprü dernekleri, Yarımcalılar Derneği, kadın kolları ve kent konseylerinin ortak aklıyla şekillenen bir vizyonun sonucudur…
Belediye Başkanı Şener Söğüt’ün “Yıllardır kurduğumuz bir hayaldi” diyerek ifade ettiği bu süreçte sivil toplumun sesine kulak verilmiş, kültür derneklerinin ve yerel aktörlerin birikimi doğrudan projenin merkezine yerleştirilmiştir…
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin de desteğiyle kurumlar arası sağlanan bu uyum, kent adına örnek gösterilmesi gereken bir iş birliği modelidir.
3 katlı mimarisi ve 1.5 dönümlük bahçesiyle inşa edilen merkez Hereke ipek halıcılığının inceliğinden köy fırınına, dibek taşından yemek kültürüne kadar geniş bir yelpazeyi bünyesinde barındırıyor…
Ancak burayı değerli kılan asıl detay, pasif bir sergi alanı olmak yerine gençlerin etüt yapabileceği, insanların Nazende Kafe’de soluklanırken tarihle bağ kurabileceği yaşayan bir sosyal alana dönüştürülmüş olmasıdır…
Yerel kültür platformlarının ve kadın kollarının bugüne kadar yürüttüğü yemek kitapları, derlenen 80’e yakın Kocaeli türküsü gibi çalışmalar, bu çatı altında somut bir kimliğe bürünmektedir. Bir kentin Manav kültürünü, Orhan Gazi döneminden bu yana taşıdığı değerleri nesillere aktarması, köksüzleşmenin önüne geçen en sağlam kalkandır…
Yerel yönetimlerin asli görevi elbette yolları düzeltmek, altyapıyı tamamlamak ve fiziki ihtiyaçları karşılamaktır. Fakat bir kente ruh katmak, tarihine sahip çıkmakla mümkündür…
Dolayısıyla bu projede tarihimize sahip çıkan başta Körfez Belediye Başkanımız Şener Söğüt’e, Başkan yardımcımız İbrahim Çırpan’a, projeye omuz veren tüm STK temsilcilerini, emek veren kadın kollarını ve Kocaeli Yerel Kültür Platformu’nu abartılı şovlardan uzak, işin özüne ve kültürün kendisine odaklanan bu kıymetli eseri kente kazandırdıkları için tebrik etmek gerekir…
Taşköprü Yerel Kültür Evi, Körfez’in geçmişine gösterilen saygının ve geleceğe bırakılan mirasın somut bir nişanesidir…
Körfez’e ve Kocaeli’mize hayırlı olsun…
Bu memlekette taş taş üstüne koyandan da Allah razı olsun.
Selam, saygı ve dua ile….



