BÜYÜKŞEHİR Belediyesi'nde başlayan Hizmet-İş ve Belediye-İş mücadelesinde kazanan henüz belli değil. Bir tarafta Karaosmanoğlu'nun 'Tarafım' diyerek arkasında durduğu, yani yerelde ve genelde iktidarın desteğini arkasına alan Hizmet-İş, diğer tarafta ise zorlu süreçlerin ardından yeniden yetkiyi alabilmek için ümitlenen Belediye-İş Sendikası...
Yetki olayı hala mahkemelik. Kimin kazanacağı henüz belli değil. Fakat kaybeden belli aslında. Çünkü Büyükşehir Belediyesi, iki sendika arasında yaşanan horoz dövüşü ve biraz da mağlubiyeti kabullenememe olayı nedeniyle yaşadıkları hazımsızlık işi bu noktaya kadar getirdi.
Haliyle dava sonuçlanmadan sözleşme görüşmeleri başlayamıyor. Dolayısıyla o kadar işçinin alacağı zammının ne kadar olacağı, sosyal haklarında nasıl iyileştirmelerin yapılacağı henüz belli değil. Emekçilerin hakkını savunduklarını söyleyen sendikaların kendi aralarındaki kısır çekişmelerinin sonucunda kaybeden yine o çok sevdiklerini söyledikleri işçi kardeşleri oluyor.
Belediye-İş'in yaptığı itiraz sonucu başlayan yargı sürecinde atanan bilirkişinin hazırladığı rapor nedense Hizmet-İş tarafından kabul görmedi. Sebep olarak da bilirkişi olarak atanan Murat Özveri'nin daha önce Türk-İş'e bağlı bir sendikanın avukatlığını yaptığı ve bu nedenle tarafsız olmadığı iddiasını ortaya koydu. Dahası, Özveri'nin yerine başka bir kişinin atanmasını isteyerek itirazda bulundu.
Çünkü Özveri raporunda kurumları birbirinden ayırarak yetkilendirilmesi gerektiği şeklinde bir rapor hazırlamış ve buna göre de Büyükşehir'de Belediye-İş'in, İSU'da ise Hizmet-İş'in yetkili olması gerektiğini söylemişti.
Murat Özveri ile dünya görüşümüz, siyasi fikirlerimiz farklı olabilir. Muhtemeldir ki, Hizmet-İş yöneticileri de Özveri gibi fikirlere sahip değillerdir. Onlardaki çoğunluk da benim gibi muhafazakar yapıya sahiptir. Fakat böyle olması bir hukuk adamının yasaları hiçe sayarak rapor hazırlayacağı anlamına gelmez.
Kaldı ki, Özveri, özellikle işçi hakkının elde edilmesi konusunda ciddi manada tevcrübe sahibi bir insan. Aynı zamanda profesyoneldir. Geçmişte Türk-İş'e bağlı bir sendikanın avukatlığını yapmışsa, aynı ciddiyetle yaklaşılması durumunda Hizmet-İş'e de yardımcı olabileceğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Bu anlamda sadece bir isme takılarak anlamsız bir hırs içine girilmesinin de işçilere daha fazla zaman kaybettireceği bellidir. Gereksiz inatlardan bir an evvel vazgeçilmelidir...