Fakat takip ettim süreci, bu dönemde yaşananları. Aklımda kalan belli başlı konular var. İşte bunlardan birisi, Baştopçu'nun bana ilginç gelen, kimilerine göre de yaşadığı kent hesap edildiğinde şok etkisi yaratan açıklamaları...
Muzaffer Baştopçu, kendi deyimi ile meclisin en 'ağır' başlı vekili. Geçen o kadar yıla rağmen neşesinden bir şey kaybetmedi. Bu kentte belli bir seveni vardır. Neticede beş yıllık belediye başkanlığını çok iyi geçirdi. Milletin dilinden anladı. Sonrasında görev yeri olarak Ankara gösterildi kendisine...
Uzun yıllar geçti. Kimse koltuğundan edemedi onu. Yok Başbakan'a direkt 'Reis' diye hitap edişi, yok Hoca Hanım'ın bayan Erdoğan'a yakınlığını dedikoduları arasında üçüncü dönemi de geride bırakıyor vekillikte.
Özleyenleri olduğu kadar arkasından konuşanı da çoktur. Onların gönlünü alabilmek için zaman zaman kente gelir yoğun işleri arasında. Hazır gelmişken partisinde nöbet tuttu şöyle güzelinden. Dert dinleyip, milletle ilgilendi. Hazır basını da karşısında bulunca, gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Yok Yuvacık'tı, yok Mehmet Eryürek'in disipline verilişiydi derken, söz dönüp dolaşıp yerel seçimlere geldi. Haliyle bir gaza gelmişlik var bu konuda Baştopçu'da. İl başkanı gibi bol keseden sallayıp 13-0 muhabbetlerini tekrarladı. Cümlenin sonuna da iliştirdi bir güzel: Sıkıntılı başkanları elbette gözden geçireceğiz...
İşte bana göre can alıcı nokta bu ifadeydi. Çünkü bir takım olumsuzluklarla, görev ve sorumluluklarının bilincinde olmadığı gibi konularla gündeme gelen başkanlar mevcut ilimizde. İster istemez bu kentte değişimler olacak gibi görünüyor. İlçelerdeki gelişmeleri ele alıp, üzerine Baştopçu'nun belki de biraz duygusal ifadelerini eklediğinizde ateş olmayan yerden duman çıkmaz demek geliyor içimden.
NATO toplantılarından başını kaldıramayan Baştopçu'nun uzun bir süre sonra geldiği bu kentte şayet böylesine ifadeler kullanıyorsa orada durup düşünmek lazım gibime geliyor.