BÜYÜK Reis İbrahim Karaosmanoğlu'nun en büyük vaatlerinden birisi, sanayi kenti olan Kocaeli'nin artık turizm yönü ile de adından söz ettireceği idi. Her yerde bunu söyler, özellikle sahil düzenlemeleri ile de iddiasını ortaya koyardı.
Canı sıkıldıkça Kandıra'da ve özellikle Karamürsel'de yüzer, nasıl olduğu henüz tam olarak tespit edilemeyen bir şekilde alınan mavi bayrak ile kabına sığmaz bir görüntü verirdi. Kartepe ve Başiskele atılam adımları, hamleleri destekler, başkanları ile büyük gurur duyardı.
Tabi Karaosmanoğlu'nun şahsında tüm AK Partililer için aynı ifadeleri kullanmak mümkün.
İşte o AK Partililer, bugünlerde nedense, kentin en güzel doğasına sahip, turizme her daim kapısı açık beldelerinden birisi olan Maşukiye'de bir taş ocağı açılması ile ilgili çalışmalara destek verir görünüyorlar.
Ben Körfez ilçede yaşıyorum. Bu ilçenin nasıl kaderine tek edildiğini, hala çalışır durumdaki taş ocaklarının doğayı nasıl katlettiğini, yerel idarecilerin de, arkalarına genel merkez gücünü almış olmalarından dolayı bu duruma nasıl seyirci kaldıklarını çok iyi bilirim.
Yani demem o ki, eğer tabiri yerinde ise, eşekten düşenin halinden de yine biz Körfezliler anlarız.
Maşukiye'ye bu taş ocağı kurulacak olursa, birileri bu rantın peşini bırakmayacaklardır. Oranın doğasına bir kez zarar verildi mi, inanın çorap söküğü gibi arkası gelecektir. Her ne kadar Körfez için çok üzülsem de, yeşili ile sık sık giderek doğal güzelliklerinden istifade ettiğimiz Maşukiye'ye zarar verilmesine bir o kadar üzülürüm.
Bu anlamda bir AK Partili olarak Sibel Gönül'ün çevreci çıkışını alkışlasam da, Mahmut Civelek'in adeta genel merkezinden talimat alırcasına "Çaresi yok" diyerek kestirip atmasını ise kınamak zorunda hissediyorum kendimi. Bu kentte doğaya zarar verenler, makamı mevkisi ne olursa olsun, Kocaelililerin hafızasında "Yaşadığı topraklara ihanet eden kişi" olarak yer edinecektir.
Yok, "Yarın bir gün giderim, Kocaeli benim için önemsiz olur" diyenler var ise, onlar da er ya da geç bir yerlerde frene basmak zorunda kalacaklardır, buna emin olsunlar. Bugün bu taş ocağına onay verenler, inanın oradaki doğal güzelliklerde hakları olmayanlardır. O yeşil güzelliğin zerresi kadar değeri olmayan insanlardır.
Kimbilir, belki de hırsları bu değersiz hallerindendir...