ANAYASA Mahkemesi'nin aldığı kararı alması ile belirsizliğin tamamen ortadan kalkıp, yeniden adaylıkların önünün açılmasının ardından ilimiz genelindeki ticaret ve sanayi odalarında ciddi bir telaş başladı.
Bu heyecan özellikle Körfez ilçede kendisini ziyadesiyle hissettiriyor. Çünkü mehkemenin sınırsız adaylık kararını çıkarmamasını umut edenler, Mustafa Efe'nin de bu şekilde devre dışı kalmasının hayali içindeydiler. Fakat olmadı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun da etkisi ile Efe, yeniden başkanlığa aday olarak çalışmaya başladı.
Elbette her seçim zordur. Ortaya çıkabilecek adaylıklar için temkinli olmak durumunda kalabilirsiniz. Hele hele bu iş Körfez ilçedeyse haliyle ses çıkacak kafa sayısının da fazla olması beklenir. Ancak şartlar ne olursa olsun, ticaret odasına kazandırdığı ivme, getirdiği nokta ve yaptıkları ile Efe yine öncelikli tercih edilecek kişi durumundadır...
Bu konuda Efe'ye muhalif olup da zaman zaman konuşmak için gelip gidenlerle yaptığımız sohbetlerde de bunları söylüyorum kendilerine. Çünkü ben Efe'nin siyasetini iyi biliyorum. Öfkesi ile değil, aklı ile hareket eder ve etkili olur. Muhtemelen gündeme gelen sorunları en ince detayına kadar hesap etmiştir. Şimdi bir takım hesap kitaplar yapılıyor kendisine karşı. Yapılacak komite seçimleri sırasında Mustafa Efe'yi seçtirmeyerek devre dışı bırakacağını düşünenlere tek cümle ile yanıt vermek isterim.
Efe başkan olmasa bile, o koltuk yine size nasip olmaz...Kaldı ki, böyle bir sonucun olabileceği kanaatinde değilim.
Tabi bu işin bir de Karadenizli kanadı var. Bu bölgenin insanları etkilidir Körfez ilçede. Bugüne kadar elde ettikleri güçlerini birlik ve beraberliklerine borçlular. İyi bir bütünlük aralarında. Şimdi Karadenizliler içinde bir kaç çatlak ses çıkıyor oda seçimleri ile ilgili. Şayet bu sesler beraberinde çatlak oluşmasına da neden olursa, işte o zaman işin rengi değişecektir.
Çünkü böyle bir durumda az önce zikrettiğim birlik ve dirlik bozulur. Bütünlükten eser kalmaz. Bunun da etkisi yerel seçimlerde ziyadesi ile hissedilir. O zaman hayal edilen makam ve mevkilerde Şendoğan dahil kimseyi bulamazsınız. Yaşananların ardından gerisi çorap söküğü gibi gelir. Karadenizli olmanın sizlere kazandıracağı hiç bir şey olmaz...