AK Parti’de sonunda ilçelerin adaylıkları açıklandı. Kimilerine göre sürpriz, kimilerine göre değildi açıklanan isimler. Kocaeli’ndeki başkanların yarısı değiştiğine göre demek ki gerekliydi diyenlerin sayısı çoğunlukta.
Ancak bunun yanı sıra her türlü sıkıntıya rağmen görevinde kalacağını sananlar, ciddi bir yanılgıya düştüler. Açıkça söylemekte fayda görüyorum ki, 12 ilçenin bir bölümünün değişmesi beklenenden öte, olması gereken bir şeydi. Bu saatten sonra sadece meselenin sebeplerine bakmak lazım…
Örneğin Derince…
Aziz Alemdar, boşu boşuna kendini ateşe atanlardan. Kimse ona olağanüstü başarısız diyemez. Ancak eldeki imkanlar hesap edildiğinde Derince, olması gerekenden çok daha azı ile yetinmek zorunda kaldı. Ayrıca ekipsizlik problemi başına büyük işler açtı. Teşkilatı ile arasına giren kare kediyi bir türlü aradan çıkaramadı. Her ne kadar ihraç edilse de, Mehmet Eryürek ile yaşadığı sorunlarda büyük kan kaybetti.
Adı medya kumpasında anıldı. Kimine göre Laz damarından, kimine göre de mizacından kaynaklı çok kalp kırdı. İnternet ortamına düşen videolar ve haberler kendisini çok yıprattı. Bütün bunların üzerine olumlu olarak söylenebilecek tek işi, sosyal yapısındaki gücüydü. Başta Gümüşhaneliler olmak üzere bölgedeki bazı sivil toplum kuruluşlarının arkasında durduğu bir isimdi. Fakat bu da kendisine adaylık için yeterli olmadı…
Ya da Dilovası…
İşte en üzüldüğüm nokta burası. Cemil Yaman’ı ağabeyi-kardeş mesafesinde tanır ve severim. İlçenin bir alışkanlığı vardır. Burada millet, daha doğrusu o milleti galeyana getiren elebaşlarının belediye başkanından istediği tek şey vardır:
Rant…
Dilovası’nda belli başlı alışkanlıklar vardı. Bugün herhangi bir vatandaş, desteklediği bir adaya katkı sunabilmek için arabasını satabilir, bu kaynağı o adaya verebilir. Ancak desteklediği ismin başkanlığı kazanması durumunda o sattığı bir tane arabanın kendisine beş araba olarak döneceğini bilir.
İşte böyle bir yerdir Dilovası. Siyaseten çok zorlu bir ilçedir. Ayrıca bir başka alışkanlık da hizmet edilmemesidir. Dolayısıyla 4 yılda 250-300 milyon liralık hizmet ilçeye büyük gelmiş demek ki. Bünye kabul etmedi. Haliyle Cemil Yaman da, bunun zararını gördü. Akrabası bile olsa kimsenin rant elde etmesine izin vermedi. Muslukları kapattı. Ayrıca onun da en büyük eksikliği ekipsizlikti. Teşkilatı da yapılan o kadar büyük hizmetleri göz ardı edince haliyle Cemil Yaman yalnız kaldı. Sonunda aday gösterilmedi…
Ve elbette Körfez ilçe…
Yunus Bey’i bugüne kadar en çok eleştirenler sıralamasında mutlaka ilk üçteyimdir. Yorumlarımızın kimisi ikaz, kimisi de hataların kamuoyuna aktarılması ile ilgiliydi. Ancak Körfez’le ilgili Yunus Bey’in sıkıntısı ilçenin biraz doyumsuz olmasıydı. Körüklü araba gibi aldıkça genişledi burada insanlar. Özellikle ilçe medyasında yer alan bazı parazitler Yunus Pehlivan’ın dünyaya bakış açısını da olumsuz etkiledi. Güveneceği kimse yoktu çünkü çevresinde… Tıpkı Derince ve Dilovası başkanları gibi ekip sorunu yaşadı. Hatta Yunus Başkan’ın ekip gibi bir derdi de olmadı.
2-3 kişi arasına sıkışmış bir yönetim anlayışı ile 10 yılı geçirdiler. Bu 2-3 kişi, çevrelerindeki birkaç dalkavuk nedeniyle dünyayı hep tozpembe gördüler. İddiaları, şunları bunları geçiyorum, konuşmaya da değmez artık. Kocaelispor ve viyadük konularında çok kan kaybetti. Sosyal yapıdaki zayıflık da işin tuzu biberi oldu. Kimse kendisinin döneminde hizmet edilmedi diyemez ama, üretken bir ilçe belediyesi de oluşturulamadı. Büyükşehir ne kadar başarılı ise Körfez de o kadar başarılıydı.
Özellikle son dönemde milletvekilleri ile arasına kara kediler girdi. İşte bu gelişme filmin koptuğu yerdi. Çünkü son raddede vekillerin görüşü, Karaosmanoğlu’ndan da ilerideydi. İşte adaylıkla alakalı son dönemeçte bunun sıkıntısını yaşadı Pehlivan.
Neticede üç ilçenin de adayı değişti. Yanlarına Kartepe, Kandıra ve Çayırova da eklendi. Herkese hayırlı olsun.
Seçimler nasıl mı sonuçlanır, işte orası artık tartışılır bir hal aldı…