GERİDE kalan süreci şöyle bir hatırlayın.

Özellikle de gençlik ve kadın kollarının ilçelerde yapmış olduğu kongre süreçlerini aklınızdan şöyle bir geçirin.

Neymiş efendim, genel merkez böyle bir karar almış.

Emretmiş.

Siz tek adaylı kongreler yapacaksınız demiş. Genç de olsanız, kadın da olsanız farketmez. Size düşen bizim sözümüze itaat etmektir. Biz ne dersek o olur. Kimi istersek o başkan olur. Siz teşkilat olarak sadece oy vermek için birer kuklasınız...

Açıkçası benim geride kalan kongre dönemleri ile ilgili çıkardığım tek sonuç bu. AK Parti'nin ileri demokrasinin bir ürünü olduğunu anladığımız tek adaylı kongreler, Kocaeli sınırlarında yarın sona erecek.

Gerçi buna benim kongre diyebilmem mümkün değil. Az önceki ifadelerim davetiyenin kısa bir özeti. Bana kalırsa Başbakan Erdoğan, Kocaeli'ne il başkanının seçileceği kongreye değil, Büyükşehir Belediyesi'nin açılışlarını yapmaya geliyor.

Böylesi bir ifade çok daha mantıklı geliyor bana.

Sonra yarın ki organizasyona neden kongre diyeyim ki...

Nasıl söyleyebilirim böyle bir şeyi...

Genel merkezin atandığı bir il başkanını zorunlu olarak parti delegelerine seçtirecek olan bir anlayışın bir yerde buluşmasına, yağ satarım bal satarım oynamasına kongre diyebilmek inanın bana büyük zulüm geliyor.

Bana göre Başbakan Erdoğan, il başkanı Civelek'e atama belgesini de vermelidir bu kongrede.

Yoksa Başbakan için İsmetpaşa'da 41 bin kişiyi toplasanız kime ne fayda sağlayacak. Göreceksiniz, Başbakan'ın konuşmasının ardından stat yeniden boşalacak. Sadece oy kullanacak olan adamlardan bir kaçı kalacak.

Zira bunun daha önce yaşanmış örnekleri var. Atatürk Spor Salonu'nun, Erdoğan'ın konuşması sonrasındaki durumu hala gözümün önünde.

Sözün özü, teşkilatların aylardır yaptığı hazırlıklar sabahtan akşama dek sürecek olan seçim değil, Başbakan'ın 1 saatlik konuşması içindir.

Yoksa kimsenin Civelek'in il başkanlığı için atama alıp almayacağını umursadığını sanmıyorum.