ZAMANINDA AK Partililerin Ali Haydar Bulut'un hakkından gelmesi için görevlendirdiği ve adayına karşı çıkarak ilçe başkanlığına seçtirdiği Mehmet Eryürek, nasıl oldu da birden istenmeyen adam ilan edildi...

Çok garip bir durum. Bu işin temeline baktığınızda sorunun ilçe seçimlerine kadar dayandığını rahatlıkla görebilirsiniz. Civelek mantığının ilçe seçimlerinden itibaren başlattığı duygusal akım, Derince'yi de yakından etkiledi. Mahmut Bey kongre dönemlerinde öylesine bir hale getirdi ki AK Parti'yi, gerçekten büyük sıkıntılar yaşandı. Bu durumda insanın aklına sadece şu soru geliyor;

"AK Parti'nin Türkiye genelinde kongrelerini tamamlayamayan kaç tane vilayeti var?"

Malum, Derince ve Dilovası'nda hala atanmış başkan ve yönetim kurulları görevde...

Bakın burası çok önemli ve hassas bir durum. İnsanların dilinden anlamadan, sorunları, kişilerin adaylık gerekçelerini iyi tespit edemeden partilileri tek liste baskısına maruz bırakmanın izah edilebilir bir tarafı yoktur. Benzer ve çok daha duygusal bir baskıyı Başiskele'deki adaylık muhabbetinde de görebiliyoruz. Burada teşkilatın başkanına sahip çıkması galiba yapılan bazı hesap kitapların şaşmasına neden oldu.

Şimdi ahali toplanmış, Mehmet Eryürek'in ihracını tartışıyor. Bana göre tartışılması gereken konu bu meselenin genel merkeze gittiğinde yapılacak olan savunmadır. Çünkü Eryürek bu konu hakkında öylesine bir hava estirdi ki, kendisinin söyleyecekleri, ortaya koyacağı belgeleri ile meseleyi kökünden çözüme kavuşturacağı şeklinde hava oluştu.

Haliyle insanlar beklenti içine girdi. Ben de bu savunmanın ne şekilde olacağını merak ediyorum. Bu kadar atıp tuttuğuna göre herhalde söyleyeceği kayda değer bir şeyler vardır diye düşünüyorum. Dolayısıyla savunma verip vermeme noktasındaki kararsızlığının genel merkeze gitme yönünde değişmesini arzu ediyorum.

Bu anlamda Eryürek'in vereceği savunmanın sonuçları ve yansıması inanıyorum birçok önemli konunun da netliğe kavuşmasını sağlayacaktır.

Yaşananlarla ilgili olarak elbette Mehmet Eryürek sütten çıkmış ak kaşık değil. Partinin niteliğine uygun olmayan davranışlar ve açıklamaları bir yerde önüne konulacaktı. Fakat bana göre sorumluluğun önemli bir bölümü süreci olgun götüremeyen ve her şartta olayı kavga pozisyonuna getiren Civelek ve anlayışının temsilcilerindedir. Kısacası bir inatlaşma uğruna yaşanan bu kadar gelişmenin neticesi ancak Eryürek'in savunması ile belirlenecektir...