TÜTÜNÇİFTLİK Viyadüğü ile ilgili bugüne kadar birçok kez yazılar yazdım. Bizimkisi bir çabaydı. Hizmet gelmesini istedik, fakat olmadı.
Yok devlet zarar eder, yok şu olur, yok bu olur diyerek ilçenin tarihine geçecek bir hizmetin önüne geçildi.
Bu işe çanak tutanlar vardı elbette.
İşin en nihayetinde viyadük konusunda karar verildi. Bırakın yıkılıp battı-çıktı yapılmasını, yanına ikincisi yapılmaya başlandı.
Allah'ı var çok da hızlı ilerliyor inşaat. Fakat iş öyle bir noktaya geldi ki, artık insanlar "Keşke hiç yapılmasaydı, sadece bir tane viyadük kalsaydı" diyerek tepkilerini dile getiriyorlar.
Çünkü bölgede işler durdu, hayat durdu. Bugüne kadar çok sayıda iş yeri kapandı. Dolayısıyla alınan bir yanlış kararın Körfez ilçedeki zararları bir bir ortaya çıkmaya başladı.
Esnafın düştüğü durum pek iyi görünmüyor. Ulaşım çok ciddi manada aksıyor. İnsanlar sabahları işlerine giderken, normal süresinden neredeyse 10 dakika geç gidiyor.
Tamam, kabul edilmeli ki, böylesine büyük bir inşaatın zahmetleri olacaktır. Fakat buna rağmen yapılan eleştirilere ben de katılıyorum. Çünkü Körfez'deki hayatın bittiği anlamına geliyor bu viyadük.
Bu bölge ile ilgili büyük projeler söz konusuydu. Viyadük yıkılacak, battı-çıktı yapılacak, bir takım istimlaklarla oluşturulacak meydan, deprem anıtının olduğu bölgeye kadar gidecekti...
Düşünsenize, böylesine büyük bir alanda ne programlar düzenlenir,
Aklınıza geliyor mu, burada Ramazan ayı nasıl değerlendirilir diye.
Şimdi benzer bir havayı Gebze Belediye Başkanı Adnan Köşker atıyor. Bir şehrin gelişmişliğini gösteren en temel özelliklerden birisi oluşturulan meydanlardır. Gebze bunu yaptı. Her akşam insanlar kent meydanında zaman geçiriyor, aileleri ile Ramazan ayının tadına varıyorlar.
Fakat biraz daha dirayetli bir siyaset ve dik bir duruş sergilenmiş olsa idi, Körfez halkı da böylesine güzel bir meydana kavuşmuş olacaktı. Ancak olmadı. Sadece bir inat uğruna halkın talebinin önüne geçildi.
Şimdi yaşanan sıkıntıları üst üste koyarak düşündüğünüzde keşke ikinci viyadük yapılmasaydı düşüncesine ben de kapılıyorum.