OSMANLI döneminin bitmesinin ardından cumhuriyetin ilanına kadar geçen sürede büyük badireler atlata bu millet. Nice şehitler verdi. Çanakkale destanı yaşandı. Kurtuluş mücadelesi verildi.
En nihayetinde cumhuriyet kuruldu. Ay yıldız göklere çekildi bağımsızlığımızın sembolü olarak.
Ve tabii ki İstiklal Marşı…
Her satırı ayrı bir heyecan ve bağımsızlık kokan marşın sözleri, Mehmet Akif gibi bir insanın da dünyaya tanıtılmasını sağlayan, milleti adeta birbirine kenetleyen ve on kıtadan oluşan bu şiir, cumhuriyet tarihi boyunca büyük bir gururla söylenir durur.
İşte bu marşın şairi Mehmet Akif, her yıl düzenlenen etkinliklerle anılır, İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin yıldönümü kutlanır. Her defasında da Akif’in, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” sözü hatırlatılır. Kısacası her zaman bu büyük ilim adamına karşı ilgili olduğumuzu göstermeye çalışırız…
Ancak önceki gün biraz değişti bu fikrim. Çünkü bizim Büyükşehir Belediyemiz, öyle bir skandala imza attı ki, gerçekten rahmetlinin kemikleri sızlamıştır.
İstiklal Şairi diye yere göğe sığdıramadığımız Akif’i anmak üzere düzenlenen programı kaç kişi izledi, konuşmacıyı kaç kişi dinledi biliyor musunuz…
Bir (1) kişi…
O arkadaş da büyük olasılık ile salonda görevli bir kişi.
İşin bu kısmı o kadar anlamsız ki, düşünün, olayı organize eden Büyükşehir Belediyesi’nin hiçbir yetkilisi, düzenleyicisi programa katılma lüzumu hissetmiyor. Olaya ve Akif’e bakış açıları sanırım biraz olsun sektiğe uğramış bu arkadaşların.
Ya da yaptıkları işi pek ciddiye almıyorlar bu Büyükşehir vazifelileri. Çünkü söz konu Akif olunca, hele bir de bu şair hakkında program düzenleyen Büyükşehir ise o salon hınca hınç dolmalı, ağır başlar da iştirak etmeliydi.
Yazar Murat Güzel, adına yakışan bir güzellik yapmış söyleşi sırasında. Salondaki bir kişiye Mehmet Akif Ersoy’u anlatmış. Bana göre hem görevini yerine getirmiş, hem de ilgisizliğe ve başıboşluğa büyük ve anlamlı bir tepki göstermiş.
Sanıyorum kendisi için Akif’i anlatmak hiç bu kadar zor olmamıştır…