Çocukluk yıllarımızda kendi aramızda kullandığımız bir deyimimiz vardı. “Allah’ın hakkı üçtür.” Bu deyimi sana ancak üç hak veririm üçüncü ihtarımda da gereğini yapmazsan o zaman benden günah gitti artık, başına geleceklerden ben sorumlu değilim babında kullanırdı.
Görüyorum ki büyüklerin dünyasında da terminoloji fazla değişmiyor. Devlete, birileri iki çakma canlı bomba gönderiyor ve üçüncünde adam gerçekten bombalı olacak ve bu sefer haberde vermeyeceğiz mesajı gönderiliyor.
Peki bu iddiayı nereden çıkarıyoruz? Artık bu ve benzeri öngörüleri ortaya atmak Türkiye’de çok olağan olaylar. Çünkü senaryo hep aynı. Türkiye ne zaman bir atağa kalksa, dev bir projeyi yürürlüğe koymaya kalksa hiç sekmez mutlaka ülkemizi olumsuz etkileyecek olaylar zinciri karşımıza çıkar ve işi gücü bırakır delilerin kuyuya attığı taşı çıkarmak için debelenip dururuz.
Günün fotoğrafı özetle şöyle; Irak’la dev bir petrol anlaşması yapıldı. İran’nın yeni yol haritasından Türkiye mevcut konumundan çok daha fazla güçlenerek çıkacak. Burada yüz milyar dolarlardan bahsediyorum. Avrupa’nın orta yerinde çok önemli stratejik komuma sahip Kosova ve Bosna Hersek, üzerinde Türkiye muazzam bir güç kalkanı oluşturdu. ABD ve Avrupa ülkelerinin ticari sömürüsü olan onlarca Afrika ülkesinden artık Türkiye sesleri yükselmeye başladı. Batı ülkeleri ticari pazarlarını yavaş yavaş Türk işadamlarına kaptırmaya başladılar. Burada yazdığım üç madde sadece son zamanlarda ülkemiz lehine gelişen olaylardan bazıları.
Sadece Irak ile yapılan anlaşmanın bizi getirdiği noktaya bakar mısınız? Enerji fakiri Türkiye, boru hatları, enerji işleme kapasitesi ve stratejik konumu sayesinde dev bir enerji koridor hüviyetine kavuşuyor. Bir başka deyişle vananın başına geçiyor. Irak, Türkmenistan, Azerbaycan ve İran’nın enerjileri Türkiye hattında birleşmesi hedefleniyor. Bu projenin başarıyla nihayetlendiği gün Türkiye dünyada süper güç olma iddiasından öte bizzat süper güç rolünü ifa ediyor olacak. Allah’ın izniyle.
Ak Partiyi malumunuz bir çok bombalı eylem, gezi protestoları, suikastlar ve darbelerle durduramadılar. Aksine bu pusular Ak Parti’ye daha da güç kattı.
Son taktik meşhur 3 öküz taktiği; Neydi şu hikaye hatırlayalım.
Bir otlak da birlikte yaşayan üç öküz varmış. Bunların biri alacalı, biri sarı, diğeri de karaymış. Bu öküzler, sıkı dostlarmış ve hiç birbirlerinden ayrılmazlar ve hep birbirlerini kollarlarmış. Malum kurt bunları yemek istiyor fakat üç öküzle de baş edemeyeceğini bildiğinden planlar yapıyormuş. Aklına bunların arasına fitne somak gelmiş. Bir gün alacalı öküz diğerlerinden uzakta iken, sarı ve kara öküzün yanlarına sokulmuş, "Siz ne kadar hoş ve güzelsiniz! Fakat bu alacalı arkadaşınız sizin aranıza hiç yakışmıyor" demiş. Diğerleri bu sözü tasdik edince kurt, "Bunu aranızdan uzaklaştırın" demiş. Onlar, bu işin çaresini sorunca, "Siz bana yardımcı olursanız ben onu sizden uzaklaştırırım" cevabını vermiş. Kimi, arkadaşının boynundan kimi, ayaklarından bastırarak kurda yardımcı olmuşlar. Kurt, büyük bir iştiha ile alacalı öküzü parçalamış. Bir başka gün, karnı acıkan kurt, iki öküz birbirinden biraz uzak iken sarı öküze yaklaşmış, "senin rengin ne kadar da güzel, ama arkadaşının rengi siyah, o senin yanına hiç yakışmıyor" demiş. Onun da yardımı ile kara öküzü parçalamış. Sonunda sarı öküzün karşısına dikilmiş ve hiçbir hileye lüzum görmeden doğrudan doğruya "Ben seni yiyeceğim" demiş. Sarı öküz, işin vahametinin farkına varmış. Ama artık iş işten geçmiş, yapacak bir şey kalmamış. Çaresizlik içinde şöyle mırıldanmış: "Aslında biz, alacalı öküzü yedirdiğimiz gün yenilmiş ve bu sonucu hak etmiştik."
Sizlerinde bildiğiniz hikaye bu! Bizden hatırlatması. Peki bu plan nasıl işler ve somut verim onlar adına nasıl alınır?
Kısa vadeli hedefler;
Plan 1: Ak Parti’ye destek olan yerel güç merkezlerinin desteğini kesmek.
Plan2: Ne pahasına olursa olsun yerel seçimlerde İstanbul’u Ak Parti’den almak.
Plan3: Recep Tayyip Erdoğan’nın Cumhurbaşkanlığını engellemek.
Plan4: Başkanlık sisteminin kurulmasını önlemek.
Onlarda çok iyi biliyorlar ki bunları yapmadan Türkiye’nin yükselişinin önüne geçemeyecekler.
Lakin yine hesaplayamadıkları bir husus var. O da Allah’ın planı. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz. “ÂLİ İMRÂN Süresi, 139. Ayet”