banner1205
banner1198
banner1209

DOĞAN, 1999 DEPREMİNDEN DERSLER ALDIK

Çalıştaya konuşmacı olarak katılan Başkan Doğan “ 1999 depreminde gördüğüm en acı tablolardan biri koordinasyonsuzluk ve krizin yönetilememesidir. Ankara’nın bile birkaç gün boyunca olayın detaylarından haberi olmadı.

ÇARESİZLİK İÇİNDE

Şehirde gerek valilik gerek bizler deprem bilgisi ve deprem olgusundan haberimiz yoktu. Depremin olduğu  zaman Derince’deki hastanede başhekim yardımcısıydım. Hastaneye gittiğimizde ölenler, yaralılar yağıyor, acil yok, doğumhane kapalı, ağaçlara serum şişeleri bağlayarak bir şeyler yapmaya çalıştık. İç kanamasıyla gelen hastalara teşhisler konuluyordu ancak sevk edilemediği için, helikopter ambulanslar olmadığı için, seyyar aciller olmadığı için, yollar kapalı olduğu için gözümüzün içine baka baka insanların öldüğü acı ve çaresiz bir tablo vardı. Sosyal yardım organizasyonunda aksaklıklar had safhada,  Kızılay felç olmuş durumdaydı. Her şey karmakarışıktı. İnsanlar yardıma koşuyor, bazen aşırı izdihamdan zarar veriliyordu. Kurtarma ekipleri bir şeyler yapmanın peşindeydi. Enkazların üzerine onlarca insan çıkıyor, fayda yerine zarar veriyordu. Can kurtarmaya çalışırken sakatlıklar, organ kayıpları oluyordu. Doğru dürüst medikal kurtarma ekibimiz yoktu.

FİKİR BABASYIYIM

AFAD o zaman yoktu, sivil savunma ekiplerimiz var, Afet İşleri Genel Müdürlüğü vardı, herkes bir şeyler yapmanın çabasındaydı ama sonuç maalesef istenilen düzeyde değildi. Ankara’da milletvekilliği dönemimde Bingöl’deki depremi de yaşadıktan sonra bir kere daha gördük ki, bu konuda çok ciddi çalışmalara ihtiyaç vardı. O dönemin hükümetleri, şimdiki Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak bizzat bu konunun üzerinde ciddi şekilde durdu. AFAD kuruldu. AFAD’la gurur duyuyorum. Organizasyonlar bir yönetim merkezinden, afet merkezinden en ince detaylarına kadar yönetiliyor. Arama kurtarmada çok iyi gelişmeler oldu. Medikal kurtarmada ciddi adımlar attık. Bizzat projenin fikir ve isim babası olarak UMKE’lerin kurma fırsatını elde ettim. Gönüllülük esasıyla 2003’te bunu başlattık. 2 yıl uğraşarak dünyanın en büyük medikal kurtarma ama gönüllü ve yerel ekibini kurarak gerçekleştirdik. Bu anlamda dünyada bir numarayız.

ARTIK ÇOK İYİZ

Bilgi eksiklerimiz vardı, teknik eksiklerimiz vardı, medikal arama kurtarma eksiklerimiz vardı bunlarla ilgili çok önemli gelişmeler oldu. Artık seyyar hastanelerimiz var, hastane afet planlarımız var. 1999 depreminde Norveç’ten seyyar hastane gelecek diye 2 ay gözümüz yollarda kaldı. Çok şükür bugün seyyar hastanelerimiz, medikal kurtarmalarımız, helikopter ambulanslarımızla var ve çok iyi durumdayız” dedi.

Başkan Doğan, İzmit Belediyesi olarak deprem yönetmeliklerinin uygulanmasına büyük önem verdiklerini de ifade ederek “zemin etüdü yaptırmayana ruhsat vermiyoruz. İzmit Belediyesi olarak son derece titiziz. Kaçak yapılaşmaya izin vermiyoruz.

EĞİTİM ÖNEMLİ

Bu konuda sıfır toleranstan yanayız. İzmit Belediyesi olarak deprem bilinçlendirme eğitimlerine büyük önem veriyoruz. 60 binden fazla öğrenciye afet bilinçlendirme eğitimleri verdik. Bu konuda önemli gelişmeler var ama eksiklerimiz de var. Çarpık yapılaşma var. Ciddi bir kentsel dönüşüm yapmamız gerekiyor. Bununla ilgili Büyükşehir Belediyemizin başlattığı çalışmalar var. Biz İzmit’te Cedit Mahallesi’nde bunu başlattık. Vadi İzmit adı altında Gültepe bölgesinde başlattığımız dönüşüm projemiz var. Aynı zamanda daha çok eğitim, daha çok farkındalık, daha çok bilinçlendirme yapmamız lazım.

DÜNYANIN EN MODERNİ

Dünyanın en modern ve gelişmiş deprem müzesini İzmit’te yaptık.  Deprem konusunda toplumun bütün kesimlerinin, üniversitelerin, belediyelerimizin, devletin diğer kurum kuruluşlarının, vatandaşlarımızın, basının, sanatçının herkesin el atması gereken, hassasiyet göstermesi gerekiyor. Bir kaçak yapıyı yıkarken ‘garibanın evini yıkıyorlar’ dedikleri zaman bizim mücadele gücümüz kırılıyor. Ama biz popülist davranıp peşini bırakmıyoruz. Biz bunları halkımız ve şehrimiz için yapıyoruz. Sağlık yönünden, sosyolojik yönünden, arama kurtarma ve diğer destekleyici koordinasyon açısından iyi olduğumuzu söyleyebilirim. Yapıların denetimleri açısından iyi olduğumuzu söyleyebilirim. Kentsel dönüşümü biraz daha hızlandırıp, çağdaş, hem bizim kültürümüze hem şehir yaşamımıza, hem de bu olası deprem gibi büyük afetlere dayanıklı binaları yapmamız gerekiyor. En büyük dileğimiz deprem gibi afet olayları olduğu zaman hiç can, mal kaybının olmamasıdır” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1189

banner1190

banner1191

banner1201

banner1202

banner1019

banner1184

banner1185

banner1178