banner2128
banner2129
banner2148

Felaketin üzerinden 13 yıl geçti
Sabaha karşı saat 03.02’de bölgeye ve Türkiye’ye Deprem Gerçeğini hatırlatan, Türkiye’nin gördüğü en büyük doğal felaket meydana geldi. 45 saniye süren 7.4 büyüklüğündeki deprem 13 yıl önce bu gece yaşanmıştı. Büyük felakette yitirdiğimiz binlerce hemşerimizi bu gece bir kez daha anacak, bu gece Deprem Kabusunun korkularını bir kez daha zihnimizde yaşayacağız.

ÇOK HIZLI TOPARLANDIK

13 yıl öncesine, o kabus günlerine geri dönüp baktığımızda, bu kentin, bu bölgenin öylesi büyük felaketin ardından kolay kolay toparlanamayacağını, Kocaeli’nin yeniden bu kadar canlanıp, böylesine üretebileceğini aklımızdan bile geçiremiyorduk. 17 Ağustos 1999 çok büyük, çok korkunç ve çok yıkıcı bir felaketin tarihiydi. Ama aradan geçen sadece 13 yıl içinde bu kentin bugün ulaştığı canlılık, hareketlilik de hiç kuşkusuz çok büyük bir mucize olarak değerlendirilmelidir.


Mimar ve Mühendisler Rahatsız

17 Ağustos'un 13'üncü yıl- dönümünde TMMOB itiraz etti: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın deprem dönüşümü gerekçesiyle getirdiği yönetmelikler, kontrolsüz yapılaşmayı arttırıyor. Kamu güvenliği tehlikede.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, 17 Ağustos ’un yıldönümü öncesinde yaptığı toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yürürlüğe soktuğu yönetmeliklerle yapı denetiminin meslek odalarının elinden alınarak piyasa aktörlerine teslim edildiğine dair endişelerini dile getirdi. Oda temsilcileri, TMMOB ve bağlı meslek odalarının yetkilerini kısan değişikliklerin ‘kontrolsüz yapılaşmayı artıracağı ve kamu güvenliğini tehlikeye atacağını’ dile getirdi. 
Mimarlar Odası’ndan Hüseyin Kargın “Kentsel dönüşüm yapılan mahallelerde hergün başka bir sorunla karşılaşıyoruz. Kenti ve yaşamı iş makinalarının gücüyle, ihale kanunlarının hızıyla yorumlayan yöneticilerimiz sayesinde toplumsal ve sosyal kıyımın içinde yaşıyoruz” dedi. 
Nisan ayında yürürlüğe giren ‘Bürokrasinin Azaltılması ve İşlemlerin Basitleştirilmesine’ yönelik yönetmelikler kapsamında imar yönetmeliğinde yapılan değişikliklerle bina yapı denetiminin “kontrolsüz bir şekilde günün piyasa koşullarına emanet edildiğini” belirten oda temsilcileri, genelgenin yangın güvenliği açısından da birçok olumsuzluk getireceğini belirtti. 

‘Yangınlar öldürecek’ 
Makine Mühendisleri Odası’ndan Serhat Göke, “İtfaiye Daire Başkanlığı, senelerden beri yangınla içiçe olmanın verdiği tecrübeyle binalara yangın güvenliği raporu veriyordu. Şimdi tek yetkili kılınan ‘Yapı denetim şirketleri’nin işverene bedel karşılığında hazırladıkları raporlarda, işverenlerin çıkarı haricinde rapor düzenlemesi çok zor. Can güvenliği söz konusuyken bu risk alınamaz” dedi. 

Prof. Dr. Oğuz Gündoğdu da “ İstanbul ’da beklenen büyük depremde esas tehlikenin yıkılan binalardan ziyade çıkacak yangınlardan kaynaklanacağı kanısındayım” diyerek değişikliğin kamu güvenliğini tehlikeye attığını belirtti. 

Kurulun ‘Yapı Denetimi Hakkında Kanun Taslağı’ hakkında da eleştirileri vardı. Bu kanun taslağının ‘Afet Yasası’nın bir uzantısı olduğu ve yoğun bir şekilde başlayacak olan yıkım ve inşaat faaliyetinin bakanlığın yetkilendireceği ‘özel kuruluşlar eliyle’ yürütülmesi amacı taşıdığı belirtildi. 
Kanun taslağına göre kurulacak ‘Teknik Müşavirlik Kuruluşları’ riskli binaların tespitini yapacak, güçlendirme ya da yıkımda alınacak tedbirleri içeren teknik raporları hazırlayacak. Bunun yanında zemin etüdü, harita, plan, arazi ve arsa düzenleme, proje hazırlama, geliştirme konularında da yetki sahibi olacak. Firmalar denetim karşılığı ücret alacak. Mimarlar Odası’ndan Süleyman Solmaz, sermaye sahibi herhangi bir vatandaşın yanına mimar veya mühendis almak kaydıyla ‘Teknik Müşavirlik Kuruluşu’ kurabileceğini belirterek “TOKİ’nin taşeronluğunu yaparak meslek ortamını etik değerler ve kamu yararından yoksun bir hale getirecekler” diye konuştu.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.