Hayatta bana öğretilmeyen ama yaşayarak öğrendiğim en büyük gerçek şu oldu, güç hiç düşmemekte değilmiş. Asıl güç düştüğünde yerde kalmamayı seçebilmekmiş. Bunu anlamam uzun zaman aldı. Çünkü ben düşmeyi hep bir yenilgi sandım. Her tökezlediğimde her dağıldığımda her olmadı dediğimde kendimden biraz daha eksildiğimi düşündüm. Meğer yanılmışım. Ben eksilmiyormuşum ben şekil değiştiriyormuşum. Hayat beni yumuşak ellerle karşılamadı. Çoğu zaman sertti sabırsızdı acımasızdı. Beklemediğim anlarda savurdu beni güvendiğim yerlerden düşürdü. En çok da kendime inandığım zamanlarda yere çarptı. Çünkü insan en çok güçlü hissettiği anlarda kırılıyormuş.

Ve ben çok kırıldım.

İçimde kelimelere dökemediğim sessizlikler büyüdü. Gülüşlerim yarım kaldı, hayallerim sustu, umutlarım bazen nefessiz kaldı. Düştüğümde herkes yanımda olmadı. Hatta çoğu zaman kimse yoktu. Sadece ben vardım ve kendime bile tahammül edemediğim o karanlık anlar. Ayağa kalkacak gücüm olmadığını sandığım günler oldu. Buraya kadarmış dediğim vazgeçmenin en kolay seçenek gibi göründüğü anlar, ama her defasında içimde çok sessiz bir ses konuştu.

Bağırmadı zorlamadı.

Sadece fısıldadı bir kez daha dene.

Ayağa kalkmak kolay olmadı. Kimse beni yerden kaldırmadı. Dizlerim kanarken, kalbim kırıkken, inancım parçalanmışken kalktım. Bazen sürünerek, bazen ağlaya ağlaya, ama kalktım. Çünkü anladım ki yerde kalmak bana yakışmıyordu. Acı bana ağırdı ama vazgeçmek daha ağırdı. Her düşüş bana bir şey öğretti. Kime güvenmemem gerektiğini hangi yolda kendimi kaybettiğimi hangi hayalin bana ait olmadığını...

En önemlisi de şunu öğretti ben sandığımdan daha güçlüyüm.

Kırılabiliyorum ama parçalanmıyorum. Yoruluyorum ama tükenmiyorum. Kaybediyorum ama yok olmuyorum. Zamanla fark ettim ki ayağa kalkmak sadece fiziksel bir hareket değil.Bazen affetmekti. Bazen bırakmaktı. Bazen susmaktı. Bazen de herkes giderken kendinle kalabilmekti. Ayağa kalkmak yeniden inanmayı göze almaktı. Yeniden hayal kurmayı yeniden sevmeyi yeniden umut etmeyi seçmekti.

Bugün geriye dönüp baktığımda düştüğüm yerleri utanarak , saygıyla hatırlıyorum. Çünkü o düşüşler beni ben yaptı. Eğer hiç düşmeseydim ne kadar güçlü olduğumu asla bilemezdim. Eğer hiç kaybolmasaydım kendimi bulamazdım. Eğer hiç ağlamasaydım gülmenin kıymetini anlayamazdım.

Şimdi biliyorum hayattaki en büyük zafer dimdik yürümek değilmiş. En büyük zafer defalarca yere düşüp, her seferinde kalbini yerden alıp ayağa kalkabilmekmiş. Yaralarınla yürüyebilmekmiş. Korkmana rağmen devam edebilmekmiş. Ve bugün buradayım. Eksik değilim. Kusursuz hiç değilim. Ama gerçek ve güçlüyüm. Çünkü vazgeçmedim. Çünkü her düştüğümde biraz daha kendim olarak ayağa kalktım.

Yol hala uzun. Belki yine düşeceğim. Belki yine canım yanacak. Ama artık korkmuyorum. Çünkü biliyorum ki ne olursa olsun içimde beni ayağa kaldıran bir güç var. Ve ben o gücü tanıyorum.

Gelecek belirsiz olabilir ama umudum net. Çünkü ben düştüm ama her seferinde yeniden ayağa kalkmayı seçtim...