IŞIK “EĞİTİM KALKINMADA EN ÖNEMLİ UNSURDUR”

“ Sayın Başkan, değerli milletvekilleri;

Milliyetçi Hareket Partisine mensup 22 milletvekilinin, Millî Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer hakkında vermiş olduğu gensoru önergesi üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gensoru, Anayasa'mıza göre en ciddi denetim aracı. Muhalefetin, bu denetim aracını kullanması da en tabii hakkıdır. Ancak bu hakkın kullanılması sadece ve sadece denetim için olmalıdır; bir kanun tasarısının görüşülmesinin engellenmesi, Meclis çalışmalarının yavaşlatılması, Genel Kurul çalışmalarının sekteye uğratılması amacına yönelik olmamalıdır. Yine de bu vesileyle AK PARTİ'nin eğitime yaklaşımını, AK PARTİ'nin eğitim politikalarını ve AK PARTİ'nin eğitimde yaptığı icraatları anlatmamız noktasında bize bir fırsat verdiği için kendilerine teşekkür ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, burada konuşulanların tamamına yakını bu kürsüden neredeyse on yıldır konuşuluyor, Sayın Bakanın şahsiyetiyle ilgili konuları kenarda tutarsak on yıldır konuşuluyor ve on yılda şu Meclis 7 defa halka gitti; 2002, 2004, 2007, 2007 referandumu, 2009, 2010 referandumu, 2011 seçimleri. Bu söyledikleriniz ve burada söylemediğiniz çok daha ileri iddialar halkın görüşüne soruldu. Halk dedi ki: "Yani muhalefetin gözü kapalı olabilir ama benim gözüm kapalı değil." Ve muhalefete gereken dersi verdi ama anlaşılan, bu derslerden, bu sonuçlardan yeterince ders çıkarılmamış.

Eğitim Her Alandaki Kalkınmanın En Önemli Unsurudur

Şimdi bakın, değerli arkadaşlar, biz öncelikle, AK PARTİ olarak eğitimi, her alandaki kalkınmanın en önemli unsuru olarak görüyoruz. Refah toplumuna ulaşmanın ve güçlü bir geleceği yakalamanın olmazsa olmazı görüyoruz eğitimi. Güçlü bir toplum hedefini gerçekleştirmek için de en temel hizmet alanı olarak görüyoruz eğitimi. AK PARTİ olarak biz eğitimi, insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını çağdaş dünyayla rekabet edebilir donanıma kavuşturan ve hayat boyu süren bir etkinlik olarak görüyoruz.

En Büyük Bütçeyi Eğitime Ayırıyoruz

Değerli arkadaşlarım, bir iktidarın bir konuya yaklaşımındaki en önemli göstergelerden birisi bütçedir; bütçeden o kuruma, o konuya ayırdığı paydır. Bakın, AK PARTİ İktidarı dönemlerince eğitime ayrılan bütçe en büyük bütçe olmuştur.

Biz bütçeden on yıldır kesintisiz olarak en fazla parayı eğitime aktarıyoruz. Bir iktidarın eğitime bakışını bundan daha güzel anlatacak ne vardır?

Biz iktidarı devraldığımız 2002 yılının bütçesinde eğitim 7,5 milyar lira; gayrisafi hasılanın yüzde 2,13'ü. Bakın, 2012 yılında bu rakam, değerli arkadaşlarım, tam 39,1 milyar liraya çıkıyor yani yaklaşık 6 kattan fazla artıyor.

181 Bin Derslik Yaptık

Şimdi 2013 bütçesinde -inşallah, sizlerin de desteğiyle geçeceğine inanıyorum- bu rakam 47,5 milyar liraya yükseliyor. Yani 7,5'a 40 milyar -40 katrilyon eski parayla- ilave etmişiz.

Arkadaşlar, ben şunu çok merak ettim: "Ya biz 181 bin dersliği Türkiye'de değil de acaba Yunanistan'da mı yaptık?" Yani biraz önce muhalefet partisine mensup arkadaşlarımız öyle konuştu ki sanki bu derslikler Türkiye'de yapılmamış. 181 bin derslik, 880 öğrenci pansiyonu, bin spor salonu, 14 bin yeni laboratuvar bu ülkede yapılmamış. Hayır, bunların tamamı bu ülkede yapıldı ve bu ülkenin evlatları için yapıldı. Bunları siz görmeyebilirsiniz, görmemezlikten gelebilirsiniz, vatandaşın görmesini engellemek isteyebilirsiniz ama milletimiz gerçeği görüyor.

92 Yeni Üniversite

Değerli arkadaşlarım, mevcut 76 üniversiteye 92 yeni üniversite AK PARTİ İktidarında ilave oldu. Bugün, yükseköğretim yurt kapasitesini 185 binden 350 bine AK PARTİ İktidarı çıkardı. O koğuş tipi yurtlardan artık otel tipi yurtlara AK PARTİ İktidarında geçtik. Bunları bu ülkede yaptık. 1 milyon yeni bilgisayar, tüm okullara İnternet erişimi, sekiz derslikli okulların üzerindeki tüm okullarda bilgi teknolojisi sınıfını AK PARTİ İktidarı gerçekleştirdi. Bu ülkede FATİH Projesi'ni AK PARTİ başlattı. FATİH Projesi'yle bütün sınıflara tüm donanımlarıyla birlikte akıllı tahta, her öğrenciye tablet bilgisayar, her öğrenciye elektronik içerik. Ya insanın öğrenci olası geliyor. Öyle güzel içerikler hazırlanmış ki İnternet'te tıklıyorsunuz, artık o klasik öğrenme yöntemlerinin çok dışına çıkılmış görsel, eğlenceli, fevkalade güzel öğretim metotlarının kullanıldığı elektronik içerikler var arkadaşlar, bunları görmeyebilirsiniz, ama halkın görmediğini zannetmeyin.

Burs ve Yurt İmkânlarını Arttırdık

Bakın, Türkiye'de AK PARTİ iktidarı döneminde eğitimde fırsat eşitliği noktasında çok büyük adımlar atıldı. Ücretsiz kitap dağıtımı tüm öğrencilerimize, şartlı nakit transferi, fakir çocuğa "Yeter ki evladım sen oku, ben senin eğitim masraflarını karşılıyorum" diye, devlet çocuğa, her öğrenci başına ailesine, annesine para yardımı yapıyor. İlköğretim bursları, 95 bin öğrenciye 12 lira verilirken, bugün 234 bin öğrenciye 121 bin lira verilir hâle geldi.

Taşımalı eğitim sistemi yaygınlaştırıldı, ortaöğretim kapsama alındı.

"Haydı Kızlar Okula" gibi bir sürü kampanyayla Türkiye'deki eğitim seviyesi ve kız öğrencilerimizin dezavantajlı durumları telafi edildi.

Engellilere engelsiz eğitim noktasında çok ciddi adımlar atıldı.

Bakın değerli arkadaşlar, burs, kredi ve yurt imkânı AK PARTİ döneminde rekor kırdı. 45 lira olan burs 260 liraya çıktı, daha da inşallah yılbaşında artacak.

Beslenme yardımı 180 lira oldu.

Yıllardır Konuşulan Harçları Kaldırdık

Değerli arkadaşlar, en önemlisi, bu ülkede taa YÖK'ün kurulduğundan beri "Kaldırılsın" denilen harçlar kaldırıldı değil mi. Şimdi bunları görmezlikten gelmek mümkün mü?

Ama değerli arkadaşlar, bunları genelde dünyada sosyal demokrat iktidarlar yapmayı hedefler. Sosyal demokratlar bu işin gerçekten kendileri açısından önemli olduğunu düşünür, ama Türkiye'de bütün bu icraatları, başarıları AK PARTİ hayata geçirdi. E biraz kıskançlık dolayısıyla bütün bunların üstünü örtmek amacıyla o onu dedi, bu bunu dedi, şu şuraya gitti, bu buraya geldi, bu bunu aldı, bu bunu verdi; yok, bunların üzeri örtülmez. Bunlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihinde yazılacak çok önemli başarılardır, bunların üzeri örtülmez.

10 Yılda 357 Bin Öğretmen

On yılda 357 bin öğretmen almış bir iktidarız.

Bakın, 2012 yılında 57 bin öğretmen almışız. Eğitim kadromuza 357 bin yeni öğretmen koymuşuz arkadaşlar.

"Öğretmenlik itibarını düşürdünüz." diyorsunuz. Ya, öğretmenlik itibarı düşse, öğretmenlikle öğretmenliğe yönelik mesleğin giriş puanı düşer mi yükselir mi? Eğer itibar düşse puanlar düşer. Bugün, şu anda en yüksek puanla alınan yükseköğretim kurumları neredeyse eğitim kurumları hâline geldi.

Bakın, maaşlardan bahsedildi sevgili arkadaşlar, burada maaşlardan bahsedildi. Size bir tek rakam vereyim, gerisini insafınıza bırakayım. 2002 yılında 9/1 bir öğretmen ek ders dâhil 635 lira alıyor. Bugün, 2012 yılında aynı öğretmen ek ders dâhil 2276 lira alıyor. Türkiye'deki enflasyonun yüzde 130 olduğunu düşünürseniz, öğretmenlerin enflasyonun altında ezdirilmediği, aksine durumlarının gerçekten güçlendirildiği açık görülüyor.

Ulusal Öğretmen Stratejisi Hazırlanıyor

Ha, bunu da yeterli görmüyoruz. Şimdi, yeni öğretmen strateji çalışmaları devam ediyor. Bu yeni stratejide öğretmenlerimizin konumlarının ve özlük haklarının geliştirilmesine yönelik yeni çalışmaların olduğunu gayet iyi biliyorum. Eğitime hazırlık ödeneğinin 2002'de 175 liradan bugün 700 liraya çıkarıldığını söylemek durumundayım.

Değerli arkadaşlarım, bugün derslik başına 36'dan 30'a düşen öğrenci sayımız var. Bugün öğretmen başına 28'den 21'e düşen öğrenci sayımız var.

Bir başka şey daha söyleyeyim: Şimdi, diyor ki: "İşte, efendim, okul öncesi zorunlu hâle getirilmedi."

Değerli arkadaşlarım, biz bunu 4+4'te çok konuştuk. Okul öncesini siz hukuki zorunluluk yaparsanız vatandaşınızı mağdur edersiniz. Yani, vatandaşa zorunlu olmayacak ama idareciye zorunlu olacak. Hukuki zorunluluk yok, idari zorunluluk var. Bir valinin başarısı ilini okul öncesinde hangi noktadan hangi noktaya getirdiğiyle ölçülüyor. Bir kaymakamın başarısı, bir millî eğitim müdürünün başarısı okul öncesindeki başarısıyla ölçülüyor. Bunları görmemezlikten gelmek mümkün değil.

Tabii, konuşulacak çok fazla şey var ancak şunu ifade edeyim bu gensorunun hiçbir gerekçesi gerçekliğe dayanmıyor, subjektif değerlendirmelere dayanıyor. AK PARTİ olarak gensorunun aleyhinde olduğumuzu ifade ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. “ dedi.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.