Yeni yılın bu ilk günlerinde çoğumuz geçirdiğimiz yıla şöyle bir göz gezdirdik. Çok şey kaybettik. Sağlığımızı, sevdiklerimizi, suyumuzu ve hatta insanlığımızı da. Bütün bunlar bizde başlangıçta endişeye yarattı evet, fakat sonra her şeye alıştık. Aynı gün üç kadının katledilmesinden bir gün sonra, yeni yıl kutlamaları için alışverişler yaptık. Çalışmalar sebebiyle sularımız kesildi ve bu bizi suyun kıymetini anlamaya yönlendirmedi. Haftasonu yasaklarından bir gün önce yine marketleri doldurduk, taşırdık… Bunlar senaryonun kötü tarafı tabi, içimizde çok duyarlı davrananlar da var. Ancak bu yazıda neden alıştığımızı, duyarsızlaştığımızı, değersizleştirdiğimizi tartışmak istiyorum.

            Ağır bir deneyim ve zorlanma geçiren insanlar temelde iki tip tepki gösterirler: psikolojik dağılmaya karşı kendini korumak ya da yeni duruma uyum sağlamak için gerekli çabayı göstermek. Bu iki tür tepkiye dair birtakım savunma mekanizmaları mevcuttur. Savunma mekanizması, bireyin yeni duruma karşı oluşturduğu kendini koruma tepkileridir.

Bireyin sürekli ağlayarak ve konu hakkında konuşarak tepki göstermesi bir psikolojik onarım mekanizmasıdır. Durumu yadsıyarak davranışımızı haklı göstermeye çabalayan ve davranışa gerekçeler üretmeye çalışan mekanizma ise savunma mekanizmasıdır.

Savunma mekanizmalarında kişi kendi algı alanını bilinçdışı düzeyde daraltarak kendisini bir nevi korumaya alır ve bu mekanizmalar ile olaylara duygusal katılımını azaltmış olur. Olaylara duygusal katılımını azaltan birey bilişsel olarak da daha az çaba harcayacaktır. Kullanılan bu savunma mekanizmalarının en önemli özelliklerinden biri bilinçdışında geliştirilmiş olmalarıdır. Bir başka deyişle kişi kullandığı savunma mekanizmasının farkında değildir. Ancak kişiyi bu mekanizmaları kullandığı için suçlayamayız. Her insan psikolojik bütünlüğünü sürdürmek ve benlik değerini korumak amacıyla bunları kullanır.

İşte bu günlerde yaşadığımız savunma mekanizmasının adı yadsıma. Yadsıma, kaygı içeren durumlarda kullanılır. Kişi tehlikelerle baş edemez ya da ondan kaçınamazsa kullanılabilecek yol onu yok saymak olur. Örneğin “gelecekte susuz kalacağız, hastalıklar artacak, savaşlar çıkacak...” şeklinde uyarılar yapan birini, bilinçdışı düzeyde yadsıma mekanizmasını kullanarak yok sayabiliriz. “Yağmur yağıyor işte, bak barajlar doldu, tıp çok gelişti hastalıklara çare bulunur, savaş çıkana kadar ben yaşamam zaten...” vb düşüncelerle bu olayı tam da yok saymış oluruz. Bu mekanizmada kişi aslında can sıkıcı gerçeği bilir ancak bunu yok sayıcı düşünceler üreterek kendini rahatlatır.

Kaygı yaratan durumlara karşı kullandığımız bir diğer mekanizma neden bulma mekanizmasıdır ve bu da kaygının gücünü azaltmaya yardımcı olur. Genelde yadsıma ile beraber kullanılır. Hem geçmişte yaşadığımız olaylar hem de ulaşamadığımız amaçlar için kullanılır. Buna en güzel örnek Ezop masallarındaki bir tilkinin ulaşamadığı üzümlerin ekşi olduğuna kendisini inandırması ve vazgeçmesidir. Yakın zamanda yaşadığımız olaylara verdiğimiz tepkileri ise “alışmayalım da ne yapalım, sürekli kendimizi mi üzelim...” gibi yanıtlarla toplum tarafından kabul edilebilir hale getiririz.

Ancak bütün bu savunma mekanizmaları, davranışın her zaman doğru olduğunu göstermez. Toplum olarak, ahlak değerleri, şiddete eğilim, tüketim ve paylaşım çılgınlığı olarak giderek çöküşe geçtiğimiz bu çağda; aslında bu mekanizmaları kullanmak çok da akıl kârı gözükmüyor. Kaygı insanı birçok olgu karşısında dik ve diri tutuyor. Yapmamız gereken şey yaşadığımız çağda “insanlık adına kaygılı olmak”la kalmayıp buna dair uygulamalar geliştirmek. “Dünya liderleri bir şey yapmıyor, benim ağaç dikmemden ne olacak? Su tasarrufu ne işe yarar? Sokakta şiddetli tartışan bir çift gördüğümde karışamam, o onların arasındadır girilmez.” gibi düşünceleri bir kenara bırakıp, Hz. İbrahim’ in ateşine su götüren karınca misali uğrunda olduğumuz yolu en önemlisi “insanlık adına”, ideoloji gütmeden belirtmek gerekir diye düşünüyorum.

Umarım girdiğimiz bu yeni yıl yepyeni başlangıçlara ve güzelliklere gebedir.

Sağlıklı günler dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1019

banner1452